Küresel iklimde kritik eşik uyarısı
Uzmanlar, özellikle Pasifik Okyanusu’nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin belirgin şekilde üzerine çıkabileceğini belirtiyor. Bu durumun, küresel atmosfer dolaşımını doğrudan etkileyerek hava olaylarında büyük değişimlere yol açabileceği ifade ediliyor.
Deniz suyu sıcaklıklarında rekor artış beklentisi
İklim modellerine göre orta ekvatoral Pasifik’te deniz suyu sıcaklıklarının normal seviyelerin 3 dereceye kadar üzerine çıkabileceği öngörülüyor. Bilim insanları bu seviyenin, “süper El Nino” kategorisi için kritik bir eşik olduğunu vurguluyor. Bu ısınmanın, dünya genelindeki hava sistemlerini zincirleme şekilde etkileyebileceği değerlendiriliyor.
2027 yılı için sıcaklık rekoru ihtimali
Bilim dünyasında öne çıkan bir diğer uyarı ise 2027 yılının küresel ölçekte en sıcak yıllardan biri olabileceği yönünde. El Nino’nun doğal ısınma etkisinin, insan kaynaklı iklim değişikliği ile birleşmesi halinde sıcaklık rekorlarının kırılabileceği belirtiliyor.
Aşırı hava olaylarında artış beklentisi
Küresel etki analizlerine göre El Nino süreci, farklı bölgelerde zıt hava olaylarını beraberinde getirebilir. Buna göre:
- Atlantik’te kasırga oluşumlarında azalma
- Pasifik’te tropikal fırtınalarda artış
- ABD’nin batısında sıcak ve nemli hava etkisi
- Orta Doğu ve Asya’da aşırı yağış ve sel riski
Uzmanlar, bu süreçte bazı bölgelerde kuraklık riskinin de belirgin şekilde artabileceğine dikkat çekiyor.
Tarihsel karşılaştırmalar ve bilimsel uyarılar
Bilim insanları, 2015 yılında yaşanan güçlü El Nino dönemini hatırlatarak benzer ancak daha geniş etkilerin görülebileceği uyarısında bulunuyor. O dönemde farklı kıtalarda kuraklık, su krizi ve şiddetli fırtınalar yaşanmıştı.
Yeni “süper El Nino” senaryosunun ise daha uzun süreli ve daha yaygın etkiler oluşturabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, iklim krizine karşı hazırlıkların artırılması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.




