CHP Genel Merkezi çevresinde yaşanan hareketlilik, partililer ve güvenlik güçleri arasında tansiyonun yükselmesine neden oldu. Çok sayıda milletvekili, Parti Meclisi üyesi ve il-ilçe başkanı genel merkez binasında toplanırken, dışarıda da yoğun bir kalabalık oluştu.
Genel merkez önünde arbede ve polis ablukası
Kılıçdaroğlu’na yakın olduğu belirtilen bazı kişiler ile genel merkez önünde nöbet tutan partililer arasında zaman zaman arbede yaşandı. Yaşanan gerginlik sonrası bölgede polis ablukası oluşturuldu.
CHP’li kurmaylar “Genel Merkez'e sahip çıkma” çağrısı yaparken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı CHP Genel Merkezi’nin tahliye edilmesi için Emniyet’e başvuruda bulundu.
Çağatay Güç’ten sert tepki
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, genel merkez önünde yaşanan gelişmelere tepki gösterdi. Güç, seçilmiş il başkanlarının ablukanın dışında tutulduğunu belirterek sürecin hukuksuz olduğunu savundu.
Çağatay Güç’ün açıklaması
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Milletvekili diyebileceğimiz, belki diyemeyeceğimiz insanların yanında 30-40 tane adam getirerek bizim genel merkezimizin önünde yürüdüğü ve hukuksuz olan bir uygulamayı kabul edip içeriye girmeye çalıştığını herkes gördü.
Biz seçilmiş il başkanları olarak burada ablukanın dışında bekletiliyoruz. Bakın biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Türkiye'nin kurucu partisiyiz. Biz kimseye Cumhuriyet Halk Partisi'ni teslim etmeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi teslim olmaz. Biz vatanperver Anadolu insanlarıyız. Öyle basite indirgenmiş, hukuksal olmayan kararlarla bu Cumhuriyet Halk Partisi'ne hiçbir kimse darbe yapamaz.
Biz bu barikatları yıkacağız, Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidara geleceğiz ve şu anda gerçek olan ekonomik krizle, gerçek olan barınma sorunuyla, madde bağımlılığıyla, gençlerin gelecek kaygısıyla mücadele edeceğiz. Bu sınıfsız, lümpen insanlar bu ülkeyi yönetmeyi hak etmiyor.Bizler geldiğimiz zaman gençlerimize umut olacağız, kadınlarımıza umut olacağız ve bu ülkeyi daha iyi koşullarda yaşayacakları, çok daha mutlu bir ülke haline getireceğiz."




