Tasfiye sürecindeki yatırım fonlarıyla ilgili hazırlanan kanun teklifi ve soruşturmada adı geçen kişilerin kimliklerinin açıklanması tartışılmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 214 kişi üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmesinde, kişilerin yargılama süreci tamamlanmadan suçlu gibi gösterilmemesi gerektiğini vurguladı. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler de Meclis'te düzenlediği basın toplantısında yatırımcılara yapılacak ödemeler ve fonlardan elde edildiği düşünülen haksız kazançların gönüllü olarak iade edilmesine yönelik düzenleme hakkında bilgi verdi.
Yılmaz: Kişilerin onur ve şerefleri korunmalı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıklamaları, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in fon soruşturması kapsamında 214 kişiye ilişkin rakamı gündeme getirmesinin ardından tartışma konusu oldu. İsimlerin açıklanması ve dezenformasyonun önlenmesiyle ilgili sorulara yanıt veren AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Anayasa'nın 38'inci maddesi kapsamında masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının önem taşıdığını belirtti.
Güler, kişilerin savunma haklarının da gözetilmesi gerektiğini ifade ederek, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Ben Anayasa 38 bağlamında lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi açısından ve kişinin savunma hakkını da belirterek... Bakın, diyorum ki, bu arkadaşlar açıkça yalan söyleyip iftira attığı bakandan özür bile dilemiyor. Bu arkadaşların derdi gerçekten bunu öğrenmek mi? Yoksa siyaseten önemli değil, birilerinin onuru, şerefi önemli değil, ben yalanı söyler, iftirayı atarım, sonra o kişi masum da çıksa önemli değil diye yaklaşıyorlar. Ben de diyorum ki AK Parti olarak biz böyle yaklaşmıyoruz. Masumiyet karinesine önem veriyoruz, savunma hakkına önem veriyoruz. Ulu orta herkesin onurunu, şerefini etkileyecek şekilde itham etmeyin."
Fon yatırımcılarının sayısı 455 bini aştı
Güler, tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinin ayrıntılarını aktarırken toplam yedi portföy yönetim şirketinin süreçten etkilendiğini söyledi. A1 Capital, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu fonlarda yaklaşık 45 bin 500 yatırımcının bulunduğunu belirten Güler, bunların 43 bin 500'üne toplam 6,4 milyar lira ödeme yapıldığını açıkladı.
Kalan ödemelerin de fon varlıklarının nakde çevrilmesiyle tamamlanacağını bildiren Güler, Tera, Pusula, Hedef ve Atlas portföy yönetim şirketlerine bağlı fonlarda da benzer bir sürecin yürütüleceğini kaydetti.
Güler'in verdiği bilgilere göre, süreçten olumsuz etkilendiği değerlendirilen toplam fon payı yatırımcısı sayısı 455 bin 578'e ulaşıyor. Kanun teklifi kapsamında dört portföy şirketindeki fon payı sahiplerine 1 milyon liraya kadar ödeme yapılması halinde yaklaşık 350 bin yatırımcının yatırdığı net tutarı geri alması hedefleniyor.
Haksız kazanç elde ettiğini düşünenler gönüllü iade yapabilecek
Kanun teklifinde yer alan gönüllü iade mekanizmasına da değinen Güler, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 ve 107'nci maddeleri ile Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında soruşturmaların sürdüğünü hatırlattı.
Fon işlemlerindeki ihlalleri gerçekleştiren kişi sayısının yüzlerle ifade edilebileceğini, ancak süreçten etkilenen yatırımcıların çok daha geniş bir kesimi oluşturduğunu belirten Güler, yüksek getirinin haksız veya meşru olmayan bir işlemden kaynaklandığını düşünen kişilerin kendi değerlendirmelerini yaparak iade yoluna gidebileceğini söyledi.
Güler, gönüllü iadeler için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde hesap açıldığını da bildirdi. Düzenlemenin hukuki sonuçlarına ilişkin açıklamasında ise isteğe bağlı iadelerin tek başına sorumluluk kabulü olarak değerlendirilmeyeceğini belirtti.
Güler, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bu mekanizma, cezai veya hukuki sorumluluğun yerine geçmemekte olup ilgili mevzuata göre hukuki veya cezai sorumluluğu bulunan kişiler hakkında uygulanacak hükümlerin saklı olduğu tabiidir. Diğer yandan, isteğe bağlı olarak yapılacak iadeler herhangi bir hukuki hüküm, sorumluluk, borç ikrarı veya sorumluluk kabulü anlamına da gelmemektedir."
Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerinin açıklanmasına karşı çıktı
Soruşturmayla bağlantılı kişilerin isimlerinin kamuoyuyla paylaşılması yönündeki talepleri de değerlendiren Güler, borsada işlem yapmanın veya yatırım fonlarına para yatırmanın suç olmadığını söyledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu bünyesindeki yatırımcı bilgilerinin topluca açıklanmasının kişisel verilerin korunması açısından sorun oluşturabileceğini ifade etti.
Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Güler, soruşturmaya konu eylemlerle bağlantısı bulunan kişilerin belirlenmesiyle tüm borsa yatırımcılarının bilgilerinin açıklanmasının birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.
Güler, yatırımcıların tamamına ait kayıtların herhangi bir talep üzerine kamuoyuna açıklanamayacağını kaydederek, kişisel verilerin ve kişisel güvenliğin yasal koruma altında olduğuna dikkat çekti.
Bir milyon liraya kadar ödeme ara ödeme olarak yapılacak
Kanun teklifindeki ödeme takvimi ve hesaplama yöntemiyle ilgili soruları da yanıtlayan Güler, tasfiye sürecinin her fon için ayrı ayrı yürütüleceğini bildirdi. İlk aşamada her bir fonun varlığından 1 milyon liraya kadar ödeme yapılmasının planlandığını belirten Güler, bu tutarın nihai tasfiye bedeli değil, avans niteliğinde olacağını ifade etti.
Güler, ilk aşamada yatırımcıların yatırdıkları net tutarların belirlenmesinin ve varsa enflasyon kaynaklı değer kaybının hesaplanmasının amaçlandığını söyledi. Bir milyon liranın altında kalan nakit tutarlar için ise bu aşamada aynı yöntemin uygulanmayacağını, nihai tasfiye sırasında gerekli hesaplamaların yapılacağını kaydetti.
Ödemelerin tamamlanmasının ardından fonların kesin tasfiye hesabının çıkarılacağını belirten Güler, enflasyon farkı oluşması durumunda bunun da genel tasfiye sürecinin sonunda yatırımcılara ödenebileceğini aktardı.





