Azerbaycan’da ilk ve ortaöğretim kurumlarını kapsayan yeni kıyafet düzenlemeleri, başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmadığına yönelik haberlerin ardından tartışma konusu oldu. Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan kararlarda doğrudan başörtüsünü yasaklayan bir ifade bulunmamasına rağmen, bazı okullarda tesettürlü öğrencilerin derslere girmesine izin verilmediği öne sürüldü. Bakü ve çevresindeki yerleşim yerlerinde protestolar düzenlenirken, olaylar Türkiye’de de siyasi ve toplumsal tartışmalara neden oldu.

2 milyon varil petrol taşıyordu: Deniz mayınına çarpan ikinci süper petrol tankeri patladı
2 milyon varil petrol taşıyordu: Deniz mayınına çarpan ikinci süper petrol tankeri patladı
İçeriği Görüntüle

Yeni kıyafet düzenlemesi ne getiriyor?

Azerbaycan’da eğitim kurumlarındaki kıyafet tartışması ilk kez yaşanmıyor. Ülkede 2010 yılında gündeme gelen okul kıyafeti düzenlemelerine karşı 2010-2012 yılları arasında da protestolar düzenlenmiş, hükümet daha sonra geri adım atmıştı. BBC Azerbaycanca Servisi’nden İlkin Hasanov, günümüzdeki tartışmanın ülkenin 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı sonrasında değişen siyasi koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Son tartışma, Genel Eğitim Kanunu’nda temmuz ayında yapılan ve eğitim sisteminin laik niteliğine vurgu yapan değişikliğin ardından yeniden gündeme geldi. Bakanlar Kurulu, 21 Eylül’de öğrencilere, 6 Ekim’de ise öğretmenlere yönelik kıyafet düzenlemelerini onayladı. Kararlarda, öğretmen ve öğrencilerin kıyafetlerinin genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olması gerektiği belirtilirken, “okul üniformasının tekdüzeliğini bozan ve genel eğitimin laik ilkesiyle bağdaşmayan ek giyim öğelerinin” kullanılmasına izin verilmiyor. Ancak düzenlemelerde başörtüsü açıkça anılmıyor; kuralların nasıl uygulanacağı, istisnaların bulunup bulunmadığı ve kıyafet kurallarına uymayan öğrencilere hangi yaptırımların uygulanacağı da net biçimde açıklanmıyor.

Okullarda protestolar ve gözaltılar

Yerel medya kuruluşlarında ve sosyal medyada yayımlanan görüntülerde, bazı tesettürlü öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmadığına ilişkin iddialar yer aldı. Öğrenciler ve veliler de bazı görüntülerde okul yönetimlerinin başörtülü öğrencilerin girişine izin vermediğini öne sürdü. Bu gelişmelerin ardından Bakü ve çevresindeki çeşitli okulların önünde protestolar düzenlendi; bazı görüntülerde okul pencerelerinin kırıldığı da görüldü. Azerbaycan İçişleri Bakanlığı, olaylar kapsamında 37 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Sosyal medyada gözaltına alınanların sayısının 200’e ulaşmış olabileceğine ilişkin iddialar da yer aldı ancak bu sayı resmî makamlarca doğrulanmadı. BBC Monitoring’in aktardığına göre İçişleri Bakanlığı, devlet okullarındaki kıyafet kurallarının uygulanmasının engellendiğini, bazı grupların eğitim personeliyle çatışma ortamı oluşturduğunu ve kimi eğitim kurumlarına zarar vererek okulların faaliyetlerini aksatmaya çalıştığını bildirdi. BBC Azerbaycanca Servisi’nden İlkin Hasanov, 12 Ekim sabahı itibarıyla TikTok, Instagram ve Facebook’a erişimin kısıtlandığını aktardı. Ancak Azerbaycan’daki resmî kurumlar, sosyal medya platformlarının engellendiği iddialarına ilişkin açıklama yapmadı.

Düzenlemeyi savunanlar ve eleştirenler ne diyor?

Anayasasında laiklik ilkesi bulunan Azerbaycan’da nüfusun yüzde 90’ından fazlasının Müslüman olduğu belirtiliyor. Ülkede Şii nüfus çoğunluğu oluştururken Sünni topluluklar da bulunuyor. Bununla birlikte, dinin günlük yaşamdaki yeri ve dini sembollerin kamusal alanda kullanılması konusunda toplumda farklı yaklaşımlar mevcut. Düzenlemeyi savunanlar, devlet okullarında dini açıdan tarafsız bir ortamın korunması gerektiğini ve çocukların dini tercihlerine ilerleyen yaşlarda kendilerinin karar vermesinin daha uygun olduğunu düşünüyor. Uygulamaya karşı çıkanlar ise laikliğin devletin farklı inançlar karşısında tarafsız olması anlamına geldiğini, kişisel dini tercihlerin engellenmemesi ve öğrencilerin eğitim hakkının kıyafet kuralları nedeniyle sınırlandırılmaması gerektiğini savunuyor. Hasanov, hükümet yanlısı bazı çevrelerde protestoların arkasında İran’ın bulunduğuna ilişkin yorumların da yapıldığını aktarıyor. BBC Monitoring’in haberine göre Azerbaycan devlet televizyonu AzTV de bazı yabancı aktörleri, dini kullanarak ülkedeki laik devlet yapısını zayıflatmaya çalışmakla suçladı. Kanal, Orta Doğu tarzı teokratik bir modelin teşvik edildiğini öne sürerken, bazı bölge ülkelerinin Azerbaycan’daki grupları yetkilileri başörtüsüne ve İslam’a karşıymış gibi göstermek için yönlendirdiğini iddia etti.

Türkiye’den siyasetçilerden tepki geldi

Azerbaycan’daki uygulama, Türkiye’de özellikle muhafazakâr ve İslamcı çevrelerin tepkisini çekti. 3 Ekim’de İstanbul’daki Azerbaycan Konsolosluğu önünde Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği’nin (Özgür-Der) çağrısıyla bir grup toplanarak uygulamaya karşı basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 13 Ekim’de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!” ifadelerini kullandı. Saral, bu anlayışa izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Ak Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da konuyla ilgili görüntüleri paylaşarak Azerbaycan yönetimine uygulamadan vazgeçme çağrısı yaptı. Ak Parti Bursa Milletvekili Müfit Aydın, Azerbaycan’ın kardeşlik ilişkilerinin gereğini yerine getirerek uygulamaya son vermesi gerektiğini ifade ederken, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de “Gelin kardeşim, bu yanlıştan dönün” çağrısında bulundu. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e hitaben yazdığı mektubu sosyal medya hesabından paylaşarak uygulamadan vazgeçilmesini istedi. Sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli dini cemaatlerin temsilcileri de düzenlemeye yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu: Kadınları özgür bırakın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin geçmişte başörtüsü konusunda yaşadığı tartışmalara değinerek Azerbaycan yönetimine çağrıda bulundu. Kılıçdaroğlu, “Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim. Bu acıyı biz yaşadık. Bu acının bitmesi lazım. Kadınların başı açık, başı kapalı diye ayrılması doğru değil” dedi. Türkiye’nin bu konuda ağır bir sınavdan geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Kadınları bırakın, özgür bırakın kadınları” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki sosyal medya tartışmalarında da Azerbaycan’daki uygulama, 28 Şubat sürecinde başörtülü öğrencilerin Türkiye’de yaşadığı kısıtlamalarla karşılaştırıldı. Tepki gösteren kullanıcılar, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının kıyafet tercihleri nedeniyle sınırlandırılmaması gerektiğini savundu.

Tartışmanın seyrini uygulama biçimi belirleyecek

BBC Azerbaycanca Servisi’ne göre Azerbaycan’daki tartışmanın nasıl ilerleyeceği, yeni kıyafet kurallarının okullarda hangi yöntemlerle uygulanacağına bağlı olacak. Öğrencilerin eğitimden dışlanmadığı pratik çözümler bulunması halinde anlaşmazlığın kurallar çerçevesinde kalabileceği değerlendiriliyor. Buna karşılık başörtülü kız öğrencilerin sistematik biçimde derslerden uzaklaştırılması, ülkede laiklik, din özgürlüğü ve eğitim hakkı konularındaki tartışmaları daha da büyütebilir. Düzenlemede başörtüsünün açıkça yasaklanmamış olması ile uygulamada başörtülü öğrencilere yönelik kısıtlamalar bulunduğuna ilişkin iddialar arasındaki fark da tartışmanın temel noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: BBC