Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından yayımlanan rapora göre, Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) ülkelerinde insanlarda görülen Batı Nil virüsü vakalarının sayısı bin 715’e yükseldi. Eylül ayında yayımlanan son rapordan bu yana vaka sayısı 769 arttı. 2026 yılında kaydedilen vakaların, son 10 yılın yıllık ortalamasını önemli ölçüde aştığı bildirildi.
Avrupa’da vaka sayısı son 10 yılın ortalamasını aştı
EFSA ve ECDC’nin yayımladığı rapora göre, Avrupa’da insanlarda görülen Batı Nil virüsü vakalarının sayısı 2026 yılında rekor seviyelere ulaştı. Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkelerinde bildirilen toplam vaka sayısı bin 715 olarak kaydedildi. Eylül ayındaki son rapordan bu yana vaka sayısında 769 artış yaşandı.
Son 10 yılda Avrupa’da yıllık ortalama 693 vaka görülürken, 2026 yılında bildirilen vaka sayısının bu ortalamanın oldukça üzerine çıktığı belirtildi.
EFSA’nın Biyolojik Tehlikeler ve Hayvan Sağlığı ile Refahı biriminde görev yapan bilimsel yetkili Giusi Amore, Reuters’a yaptığı açıklamada, “2026'da Batı Nil virüsü Avrupa'da rekor seviyelere ulaştı. İnsan vakalarının ve hayvan salgınlarının sayısı geçmişte kaydedilen rekorları aştı” dedi.
En fazla vaka İtalya, Yunanistan ve Fransa’da
Rapora göre Avrupa’da en fazla Batı Nil virüsü vakası 748 kişiyle İtalya’da görüldü. İtalya’yı 445 vakayla Yunanistan, 144 vakayla Fransa takip etti. Yunanistan ve Fransa’da bildirilen vaka sayılarının, bu ülkelerde şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştığı aktarıldı.
Virüsün hayvanlarda da yayılım gösterdiği belirtilen raporda, 15 Avrupa ülkesinde salgınlar bildirildiği kaydedildi. Bu kapsamda atgillerde 511, kuşlarda ise 595 salgın tespit edildi.
Virüsün sivrisinekler aracılığıyla bulaşmasının yaygın olduğu sezonun sona yaklaşmasına rağmen önümüzdeki haftalarda düşük düzeyde bulaşmanın devam edebileceği uyarısında bulunuldu.
Batı Nil Virüsü nedir, nasıl bulaşır?
Batı Nil virüsü, çoğunlukla enfekte kuşlardan virüsü alan sivrisineklerin insanları sokmasıyla bulaşıyor. İnsanlar ve atlar, virüsün bulaşma döngüsünde genellikle son konak olarak kabul ediliyor. Bu nedenle enfekte insanların ve atların, virüsü sivrisinekler aracılığıyla başka insanlara yayması beklenmiyor.
Virüsle enfekte olan kişilerin büyük bölümü herhangi bir belirti göstermiyor. Belirti ortaya çıktığında ise ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı ve döküntü görülebiliyor. Nadir durumlarda Batı Nil virüsü, beyin iltihabı veya menenjit gibi ciddi nörolojik hastalıklara yol açabiliyor.
Özellikle ileri yaştaki kişiler ile bağışıklık sistemi baskılanmış olanların ağır hastalık açısından daha yüksek risk altında olduğu belirtiliyor. Virüse karşı yaygın kullanıma sunulmuş bir insan aşısı ve virüse özgü bir tedavi bulunmuyor.





