ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilimin ardından imzalanan mutabakat zaptının kritik maddeleri yeniden tartışılmaya başlandı. Özellikle 14 maddelik anlaşmanın 5. maddesi, bölgedeki deniz trafiği, güvenlik düzenlemeleri ve boğazın gelecekteki yönetimi açısından belirleyici başlık olarak öne çıktı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticareti açısından dünyanın en kritik geçiş noktalarından biri olarak bilinirken, bölgede yaşanan her askeri veya diplomatik kriz petrol piyasaları başta olmak üzere küresel ekonomiyi doğrudan etkiliyor.
Hürmüz’de gerilim nasıl başladı?
Gerilim, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari bir gemiye yönelik saldırıya karşılık olarak İran’daki bazı askeri hedeflere hava saldırıları düzenlediğini açıklamasıyla başladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonların İran’a ait bazı askeri noktalara yönelik gerçekleştirildiğini duyurdu. Buna karşılık İran Devrim Muhafızları da Kuveyt ve Bahreyn’de bulunan ABD askeri noktalarının hedef alındığını açıkladı. Karşılıklı açıklamalar sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ve enerji sevkiyatının geleceği yeniden uluslararası gündemin ilk sırasına yerleşti.
Arakçi’den “30 gün” mesajı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Irak temasları sırasında yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı üzerinde İran’ın kontrolünün süreceğini belirtti. Arakçi’nin özellikle “30 gün” ifadesini kullanması dikkat çekti. Bu sürenin, ABD ve İran arasında imzalanan mutabakatın 5. maddesinde yer alan düzenlemelerle bağlantılı olduğu değerlendirildi. İran tarafı, söz konusu maddeyi boğaz üzerindeki güvenlik ve yönetim mekanizmasında kendisine daha geniş bir rol tanıyan bir düzenleme olarak yorumlarken, ABD tarafının ise ticari geçişlerin güvenliği ve uluslararası denizcilik kuralları çerçevesinde değerlendirdiği belirtiliyor.
Mutabakatın 5. maddesi ne diyor?
ABD ve İran arasında 17 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının 5. maddesi, Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin güvenli şekilde geçişinin sağlanmasını düzenliyor. Maddede İran’ın, Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki ticari gemi geçişlerinin güvenliği için herhangi bir ücret talep etmeden 60 gün boyunca gerekli düzenlemeleri yapacağı belirtiliyor. Metinde ayrıca İran’ın 30 gün içerisinde bazı teknik ve askeri engelleri kaldırması, mayın temizleme faaliyetlerini tamamlaması ve deniz trafiğinin yeniden güvenli şekilde işlemesini sağlaması öngörülüyor. Maddenin devamında ise Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetleri konusunda İran’ın, Umman Sultanlığı ve diğer Basra Körfezi kıyı ülkeleriyle görüşmeler yapması gerektiği ifade ediliyor.
Taraflar maddeyi farklı yorumluyor
Mutabakatın uygulanması konusunda temel anlaşmazlığın, Hürmüz Boğazı’nın yönetiminde hangi tarafın ne kadar yetkiye sahip olacağı noktasında toplandığı belirtiliyor. Tahran Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hassan Ahmadian, ABD’nin kendi imzaladığı metnin dışında farklı uygulamalar talep ettiğini savundu. Ahmadian, Washington’un İran’dan anlaşmaya bağlı kalmasını isterken kendisinin de bazı noktalarda farklı bir yol aradığını öne sürdü. İranlı siyasi analist Abas Aslani ise Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı olası saldırılara karşı stratejik bir caydırıcılık unsuru olarak gördüğünü belirtti.
Deniz rotalarında belirsizlik sürüyor
ABD’nin Umman ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile koordineli şekilde yeni geçiş güzergahları oluşturma girişimi de İran tarafından tepkiyle karşılandı. İran daha önce yeni rotalar oluşturulmasına karşı çıkmıştı. Deniz trafiğini takip eden bazı verilere göre, İran Devrim Muhafızları’nın aynı dönemde Umman karasularındaki güney rotasını kullanan bazı tankerlerin yönünü değiştirdiği belirtildi. Bu gelişmeler, küresel enerji taşımacılığında Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusundaki endişeleri artırdı.
Ortak Komite Umman’da toplandı
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer yönetimi için Umman ile kurulan Ortak Komite’nin ilk toplantısının Maskat’ta gerçekleştirildiğini açıkladı. Komitenin, boğazdaki deniz trafiğinin düzenlenmesi, güvenlik önlemleri ve teknik konuları ele aldığı belirtildi. ABD ve İran arasında teknik görüşmelerin ise devam edeceği bildirildi.
Yeni görüşme hazırlığı
Tarafların yaşanan gerilimi azaltmak ve Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlıkları çözmek amacıyla yeniden masaya oturması bekleniyor. ABD merkezli bazı kaynaklarda yer alan bilgilere göre, ABD ve İran’ın saldırıları durdurma ve Hürmüz Boğazı’ndaki düzenlemeleri görüşmek üzere 30 Haziran’da Katar’da yeni bir toplantı yapması planlanıyor. Hürmüz Boğazı’na ilişkin tartışmalar devam ederken, mutabakatın 5. maddesi hem bölgesel güvenlik hem de küresel petrol piyasaları açısından kritik önemini koruyor.




