Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen Mekke İttifakı, enerji güvenliği açısından da yeni bir bölgesel denklem oluşturuyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan riskler alternatif enerji güzergâhlarının önemini artırırken, Türkiye’nin yalnızca bir geçiş ülkesi olmaktan çıkarak enerji merkezi olma yolunda ilerlediği değerlendirmesi yapılıyor.

Hürmüz’deki riskler alternatif güzergahları öne çıkarıyor

Enerji güvenliğinin küresel sistem açısından temel başlıklardan biri olduğunu belirten Doç. Dr. Merve Suna Özcan, enerji akışının kesintiye uğramasının ekonomik ve stratejik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Özcan, enerji güvenliğinin yalnızca Hürmüz Boğazı veya Rusya-Ukrayna Savaşı gibi güncel krizlerle sınırlı olmadığını, enerji kaynaklarının ortaya çıkmasından bu yana küresel rekabetin önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Suudi Arabistan’ın enerji üretimindeki gücü ile Türkiye’nin jeopolitik konumunun bölgesel denklemde birbirini tamamlayan unsurlar olduğu belirtildi. Özcan,

“Suudi Arabistan petrol devi olmasının yanı sıra Türkiye ise dört bölgeyi birleştiren bir merkez haline geldi”

değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin ardından enerji taşımacılığında alternatif güzergâhların daha fazla gündeme geldiğini belirten Özcan, Ortadoğu ve Hazar bölgesinden uzanan yeni enerji hatlarının önem kazandığını ifade etti.

Deniz yollarının güvenliği enerji arzını da etkiliyor

Enerji güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra sürdürülebilir olmasının da önem taşıdığını vurgulayan Özcan, deniz ticaret yollarının güvenliğinin enerji arzıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Deniz güzergâhlarında yaşanabilecek güvenlik sorunlarının enerji taşımacılığını da etkileyebileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle bölgesel ittifaklarda enerji akışının güvenliğinin stratejik başlıklardan biri haline geldiği ifade edildi. Özcan,

“Bugün küresel sistemde en önemli başlıklardan biri güvenliği sağlamak değil, güvenliği sürdürülebilir olarak sağlamak”

dedi. Deniz ticaret yollarının güvenliğinin aynı zamanda enerji tedariki için güvenli alan oluşturduğunu belirten Özcan, enerji akışının sürekliliğinin küresel sistem açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Türkiye geçiş alanından enerji merkezine dönüşüyor

Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji taşımacılığındaki ağırlığına dikkat çeken Özcan, bölgedeki enerji akışının büyüklüğünün alternatif güzergâh arayışlarını daha önemli hale getirdiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik konumu sayesinde farklı enerji havzaları arasında bağlantı sağlayabildiği belirtildi. Bu durumun Türkiye’nin enerji politikalarındaki rolünü de değiştirdiği değerlendirmesi yapıldı. Özcan,

“Türkiye bugüne kadar zaten enerji alanının merkezi haline gelmeye başladı. Yani bir geçiş alanı değiliz biz. Biz merkez haline gelmeye başladık”

ifadelerini kullandı. Türkiye’nin enerji güzergâhlarının kesiştiği konumunun, bölgesel enerji güvenliği açısından da stratejik avantaj sağladığı belirtildi.

Dört deniz hattı enerji ve lojistikte öne çıkıyor

Programda bölgesel enerji ve lojistik açısından dört farklı hattın önemine de dikkat çekildi. Basra Körfezi ve Hazar Denizi enerji üretimi açısından öne çıkarken, Akdeniz’in enerji taşımacılığının yanı sıra lojistik bağlantıları açısından da kritik olduğu belirtildi. Karadeniz ise özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle güvenlik boyutunun yanı sıra enerji taşımacılığı bakımından da stratejik bölgeler arasında değerlendirildi. Özcan,

“Basra dediğimiz zaman enerji üretimi diyeceğim. Hazar dediğimiz zaman enerji üretimi. Akdeniz dediğimiz zaman sadece enerji üretimi değil aynı zamanda lojistiğin sağlanması. Bu nedenle buna lojistik artı enerji diyeceğim. Ve Karadeniz”

ifadelerini kullandı. Karadeniz’in enerji taşımacılığındaki öneminin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özcan, bölgedeki gelişmelerin enerji güvenliği açısından yakından takip edildiğini söyledi.

Enerji denkleminde merkez Türkiye vurgusu

Türkiye’nin bölgesel enerji denklemindeki konumunun geçmişe göre değiştiğini belirten Özcan, enerji güvenliği açısından yeni merkezlerden birinin Türkiye olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Suriye, Pakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle ilişkilerinin yanı sıra daha geniş bir bölgesel enerji ağı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu konumun Türkiye’ye yalnızca ekonomik değil, stratejik bir ağırlık da kazandırabileceği değerlendirildi. Özcan,

Kolombiya'da depremde can kaybı 230'u aştı: 3 günlük yas ilan edildi
Kolombiya'da depremde can kaybı 230'u aştı: 3 günlük yas ilan edildi
İçeriği Görüntüle

“Bugün bunun merkezi Türkiye oldu”

diyerek Türkiye’nin enerji alanındaki rolüne dikkat çekti. Türkiye’nin gelecekte yalnızca bölgesel enerji güvenliğine değil, küresel enerji arzının güvenliğine de katkı sağlayabilecek bir merkez ülke konumuna gelebileceğini söyledi.

Kaynak: CNN