15 Temmuz 2016 gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bir grup asker tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi, halkın sokağa çıkması, güvenlik güçlerinin müdahalesi ve devlet kurumlarının koordinasyonuyla engellendi. Olaylarda 253 kişi yaşamını yitirirken, binlerce kişi de yaralandı. Darbe girişiminin ardından başlayan süreç, Türkiye'nin siyasi, idari ve güvenlik yapısında kapsamlı dönüşümlere sahne oldu.

OHAL ilan edildi, kamuda geniş kapsamlı tasfiyeler gerçekleştirildi

Darbe girişiminin ardından 21 Temmuz 2016'da ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edildi. Yaklaşık iki yıl süren OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) çıkarılarak kamu kurumlarında geniş çaplı düzenlemeler yapıldı. Resmî verilere göre, FETÖ ile bağlantılı olduğu değerlendirilen 100 binden fazla kamu personeli görevden ihraç edildi. Bu süreçte binlerce hâkim ve savcı ile çok sayıda asker, polis, akademisyen ve kamu çalışanı meslekten çıkarıldı.

Darbe davaları yıllarca sürdü

15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Türkiye genelinde yüzlerce dava açıldı. Mahkemeler, darbe girişiminin arkasında FETÖ yapılanmasının bulunduğuna hükmetti. Yargılamalar sonucunda çok sayıda sanık ağırlaştırılmış müebbet ve çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Soruşturma ve kovuşturma süreçleri ise ilerleyen yıllarda da devam etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri yeniden yapılandırıldı

Darbe girişiminin ardından güvenlik bürokrasisinde kapsamlı değişikliklere gidildi. Genelkurmay Başkanlığı Millî Savunma Bakanlığına bağlanırken, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığı bünyesine alındı. Askerî liseler ve harp okulları kapatılarak Millî Savunma Üniversitesi kuruldu. Ayrıca bazı askerî birliklerin şehir dışına taşınması yönünde düzenlemeler gerçekleştirildi.

Haluk Levent adliyeye sevk edildi: Eski şoförden dikkat çeken 'banka hesabı' iddiası
Haluk Levent adliyeye sevk edildi: Eski şoförden dikkat çeken 'banka hesabı' iddiası
İçeriği Görüntüle

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne geçti

15 Temmuz sonrasında yürütme sistemine ilişkin tartışmalar hız kazandı. 16 Nisan 2017'de gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumuyla parlamenter sistem sona ererken, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi kabul edildi. Yeni sistemle birlikte yürütme yetkisi cumhurbaşkanında toplandı ve devlet yönetiminde önemli yapısal değişiklikler hayata geçirildi.

Siyasi ve toplumsal etkileri tartışılmaya devam ediyor

15 Temmuz sonrasında yaşanan değişimler kamuoyunda farklı değerlendirmelere konu oldu. İktidar, atılan adımların devletin güvenliğini güçlendirdiğini, millî iradeyi koruduğunu ve kamu kurumlarını yeniden yapılandırdığını savunurken; muhalefet ise OHAL uygulamaları, ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve demokratik kurumların işleyişine yönelik eleştirilerde bulundu. Akademisyenler ve siyaset bilimciler de sürecin Türkiye'nin yönetim modeli ve siyasi yapısı üzerinde kalıcı etkiler bıraktığı görüşünde birleşirken, bu etkilerin niteliği konusunda farklı değerlendirmeler yapıyor.

Dış politika ve güvenlik anlayışı da değişti

15 Temmuz sonrasında Türkiye'nin güvenlik politikalarında daha belirgin bir güvenlik odaklı yaklaşım öne çıktı. Suriye ve Irak'ın kuzeyine yönelik sınır ötesi operasyonlar düzenlenirken, savunma sanayi yatırımları hız kazandı. Aynı dönemde Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinde de yeni dengeler oluştu. Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alınması ve ABD ile yaşanan gerilimler bu dönemin öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.

10 yıl sonra etkileri sürüyor

Darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıla rağmen, 15 Temmuz'un siyasi, hukuki ve toplumsal etkileri Türkiye'nin gündemindeki yerini koruyor. Her yıl düzenlenen anma programlarıyla hayatını kaybedenler anılırken, darbe girişimi sonrasında gerçekleştirilen reformlar ve yaşanan değişimler farklı yönleriyle tartışılmaya devam ediyor. 15 Temmuz, Türkiye'nin yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendirilmeyi sürdürüyor.

Kaynak: BBC