Sağlıklı beslenme veya kilo verme sürecine girildiğinde tatlılar, cipsler ve bisküviler genellikle hayatımızdan çıkarılır. Ancak uzmanlara göre bu yaklaşım her zaman beklenen sonucu vermeyebilir. Son araştırmalar, kilo kontrolünde yalnızca ne yediğimizin değil, yiyeceklere nasıl baktığımızın da belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

BBC’nin aktardığı bulgular, beslenme psikolojisinin kilo verme sürecinde önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Ultra işlenmiş gıdalar ve zihinsel etki

Michigan Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Ashley Gearhardt, ultra işlenmiş gıdaların beynin ödül sistemini güçlü şekilde etkilediğini belirtiyor. Gearhardt’a göre bu tür ürünler, “tüm dikkatleri üzerine çekecek şekilde tasarlanmış” yapılarıyla doğal gıdaların algılanmasını zorlaştırıyor.

Uzman, bu durumu bir benzetmeyle açıklıyor: Ultra işlenmiş gıdalar adeta “gürültülü bir ortamda çalınan yüksek sesli müzik” gibi, doğal ve sade tatların fark edilmesini zorlaştırıyor.

Beklentiler iştahı etkiliyor

Araştırmalar, insanların yiyeceklerle ilgili beklentilerinin açlık ve tokluk hissini doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Yemeğin “sağlıklı” ya da “zevkli” olarak algılanması, vücudun verdiği hormonal yanıtları bile değiştirebiliyor.

Yaklaşık 15 yıl önce yapılan dikkat çekici bir deneyde, katılımcılara aynı milkshake verilmiş ancak içeriği hakkında farklı bilgiler sunulmuştu. Bir gruba içeceğin 140 kalorilik sağlıklı bir ürün olduğu söylenirken, diğer gruba 620 kalorilik “zevkli” bir içecek olduğu belirtilmişti. Gerçekte içecek 380 kaloriydi.

Sonuçlar ise dikkat çekiciydi: “zevkli” olarak algılanan içeceği tüketenlerde açlık hormonu ghrelin daha belirgin şekilde düşerken, “sağlıklı” olduğu söylenen içecekte bu etki daha zayıf kaldı.

Etiketlerin algıya etkisi

Besin etiketlerinin de tüketim davranışını doğrudan etkilediği görülüyor. Aynı içeriğe sahip protein barlar, yalnızca üzerlerindeki etiket değiştiğinde farklı tepkiler aldı.

“Lezzetli” olarak sunulan ürün daha tatmin edici bulunurken, “sağlıklı” etiketi taşıyan ürün daha az keyif verici olarak değerlendirildi. Hatta bu gruptaki katılımcıların daha fazla yeme eğiliminde olduğu gözlemlendi.

Uzmanlara göre bu durum, “sağlıklı” etiketinin zevk beklentisini düşürerek tüketim deneyimini olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.

Ödül hissi diyetin bir parçası olabilir

Araştırmacılar, sürekli kısıtlama odaklı diyetlerin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Bunun yerine, zaman zaman “ödül niteliğinde” yiyecekler tüketmenin ve bundan keyif almanın, dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabileceği belirtiliyor.

Demans riskine karşı viral yöntem: Serçe parmak egzersizi gündemde
Demans riskine karşı viral yöntem: Serçe parmak egzersizi gündemde
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre önemli olan, yiyecekleri tamamen yasaklamak yerine, onlara karşı geliştirilen zihinsel yaklaşımı dengeleyebilmek.

Kaynak: BBC