Türk Eğitim Derneği'nin düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından hazırlanan YKS 2026 Değerlendirme Raporu, sınav sonuçlarına ilişkin dikkat çeken verileri ortaya koydu. Rapora göre, TYT'de tek bir net dahi yapamayan aday sayısı geçen yıla göre yüzde 64,4 artarak 67 bin 87'ye yükseldi. Fen bilimleri ise hiçbir soruya doğru cevap verilemeyen testler arasında ilk sırada yer aldı.
67 bin aday tek bir net bile yapamadı
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, 2026 yılında TYT'de 100 ve üzeri puan alan aday sayısı 2 milyon 187 bin 743 olarak kaydedildi. Buna karşın sınava giren adaylar arasında 67 bin 87 adayın hiçbir testte tek bir net dahi çıkaramadığı belirlendi. Bu sayı, sınava katılan adayların yaklaşık yüzde 2,98'ine karşılık geldi.
Sıfır net sayısında düşüş eğilimi tersine döndü
Son yıllarda azalma eğiliminde olan sıfır net yapan aday sayısı, 2026 yılında yeniden yükselişe geçti. TYT'de 1 neti bile olmayan aday sayısı 2023'te 100 bin 510, 2024'te 64 bin 85, 2025'te ise 40 bin 818 olarak kaydedilmişti. TEDMEM raporuna göre bu sayı, 2026'da bir önceki yıla göre yüzde 64,4 artış göstererek 67 bin 87'ye ulaştı.
AYT sonuçlarında da benzer bir tablo dikkat çekti. Sayısal ve sözel puan türlerinde sıfır net yapan aday sayısı artarken, eşit ağırlık ve yabancı dil puan türlerinde ise düşüş yaşandığı belirtildi.
En düşük performans fen bilimlerinde görüldü
Raporda, hiçbir soruya doğru cevap veremeyen aday oranının en yüksek olduğu testin fen bilimleri olduğu ifade edildi. Fen bilimleri testinde adayların yaklaşık yüzde 12'si hiçbir soruya doğru yanıt veremezken, temel matematik testinde bu oran yüzde 9 olarak gerçekleşti.
TEDMEM, özellikle fen bilimleri alanındaki başarısızlığın dikkat çekici boyutlara ulaştığını vurguladı.
428 bin aday fen testinde 0-1 net arasında kaldı
Rapora göre TYT fen bilimleri testinde doğru cevap sayısı 0 ile 1 arasında kalan adayların oranı yaklaşık yüzde 19 oldu. Bu oran, yaklaşık 428 bin 417 adaya karşılık geliyor.
TEDMEM değerlendirmesinde, fen bilimleri testindeki düşük başarının öğrencilerin fen okuryazarlığına ilişkin temel bilgi ve becerilerinde önemli eksiklikler bulunduğunu gösterdiği ifade edildi. Raporda, eğitim süreçlerinin bu doğrultuda yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.




