Üniversitelerde yeni dönem
Üniversitelerde yeni dönem
İçeriği Görüntüle

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile başlatılan müfredat değişikliğinde son geçiş yılına girildi. Yeni program ilk olarak 2024-2025 eğitim öğretim yılında okul öncesi ile 1, 5 ve 9’uncu sınıflarda uygulanmaya başlamış, sonraki yıl 2, 6 ve 10’uncu sınıflara genişletilmişti. 2026-2027 eğitim öğretim yılında ise 3, 7 ve 11’inci sınıfların da sisteme dahil edilmesiyle kademeli geçiş tamamlanma aşamasına geldi.

Aynı okulda iki farklı müfredat uygulanacak

Yeni eğitim öğretim yılında ilkokul 1, 2 ve 3’üncü sınıflarda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulanırken 4’üncü sınıflarda önceki program devam edecek. Ortaokullarda 5, 6 ve 7’nci sınıflar yeni müfredatla eğitim görecek, 8’inci sınıflar ise eski programa göre öğrenimlerini sürdürecek. Liselerde de benzer bir tablo ortaya çıkacak. Hazırlık sınıfları ile 9, 10 ve 11’inci sınıflarda Maarif Modeli uygulanırken 12’nci sınıflarda mevcut öğretim programı devam edecek. Böylece bu eğitim öğretim yılında öğrencilerin bir bölümü yeni programın beceri temelli yaklaşımıyla eğitim alırken, özellikle merkezi sınavlara hazırlanan son sınıf öğrencileri önceki müfredat üzerinden ilerleyecek.

Ders içerikleri sadeleşiyor, beceri temelli eğitim öne çıkıyor

Milli Eğitim Bakanlığı, Maarif Modeli kapsamında önceki programa göre içeriklerin ortalama yüzde 35 oranında sadeleştirildiğini belirtiyor. Bu yaklaşımda öğrencinin daha fazla konu yetiştirmesinden çok, öğrendiği bilgiyi kullanması ve farklı durumlara uygulaması hedefleniyor. Yeni programda beceri ve etkinlik temelli dersler, günlük yaşamla bağlantı kurulması, disiplinler arası çalışmalar ve öğrencinin öğrenme sürecine daha aktif katılması öne çıkıyor. Ölçme ve değerlendirme anlayışında da yalnızca sınav sonucuna odaklanmak yerine öğrencinin süreç içerisindeki gelişiminin izlenmesi amaçlanıyor; açık uçlu sorular, projeler, performans görevleri ve öğretmen gözlemleri bu yaklaşımın parçaları olarak kullanılıyor.

İlkokullarda öğretmenler olumlu yönler görüyor

Maarif Modeli’yle eğitim veren bir özel okulda görev yapan sınıf öğretmenlerinden alınan değerlendirmelere göre, özellikle birinci sınıflarda içeriğin sadeleştirilmesinin öğretmenlere temel beceriler için daha fazla zaman kazandırdığı düşünülüyor. Okuma, anlama ve yazma becerilerine daha fazla süre ayrılması, öğrencinin bilgiyi ezberlemek yerine düşünerek kullanmasına yönelik çalışmalar yapılması olumlu bulunan yönler arasında gösteriliyor. Bu yaklaşımın matematik derslerinde de daha belirgin hale geldiği belirtiliyor. Öğrenciye yalnızca işlem yaptırmak yerine hikaye, görsel veya tablo üzerinden bir problem sunulması ve çözüm için gerekli bilgiyi kendisinin ayıklamasının beklenmesi, yeni programın beceri odaklı yapısına örnek olarak gösteriliyor.

Öğretmenler uygulama konusunda destek istiyor

İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi’nin okullarda yaptığı araştırmaya göre öğretmenler, Maarif Modeli’nin beceri ve etkinlik temelli yaklaşımını genel olarak olumlu karşılıyor. Ancak araştırmada modelin yoğun terminolojisinin öğretmenler için anlaşılmayı zorlaştırabildiği, hizmet içi eğitimlerin ise bazı durumlarda yeterince kapsamlı olmadığı ifade ediliyor. EPAM Direktörü Prof. Dr. Ayhan Öz, programın tasarımında büyük bir sorun görülmediğini ancak modelin sınıflardaki gerçek koşullarla uyumunda güçlükler yaşanabildiğini belirtiyor. Öz’e göre kalabalık sınıflar, materyal eksiklikleri ve okullar arasındaki imkan farklılıkları, aynı programın farklı okullarda farklı biçimlerde uygulanmasına neden olabiliyor.

40 dakikalık derste uygulama nasıl mümkün olacak?

Ankara’da devlet okulunda görev yapan öğretmenler ise özellikle sınıf mevcutları ile yeni modelin beklentileri arasındaki farklara dikkat çekiyor. Kalabalık sınıflarda öğrencinin keşfetmesine, analiz yapmasına ve etkinliklere katılmasına dayanan bir programın uygulanmasının zaman açısından zorlaşabildiği belirtiliyor. Bir sınıf öğretmenine göre yaklaşık 30 öğrencinin bulunduğu 40 dakikalık bir derste her öğrenciyle bireysel olarak ilgilenmek oldukça sınırlı bir süreye karşılık geliyor. Deney, maket, gezi veya farklı materyaller gerektiren etkinliklerin de okul ve aileler açısından ek maliyet yaratabildiği, özellikle imkanları sınırlı öğrencilerin bulunduğu okullarda uygulama farklılıklarının daha belirgin hale gelebildiği ifade ediliyor.

Öğretmenler programı sınıfın ihtiyaçlarına göre uyarlıyor

Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Nilay Bümen’in danışmanlığında Haziran 2026’da tamamlanan bir yüksek lisans araştırmasında ise İzmir’deki 5’inci sınıf öğretmenlerinin Maarif Modeli’nin ilk yılındaki uygulamaları incelendi. Araştırmada 780 öğretmene anket uygulanırken 60 ders gözlemlendi ve öğretmenlerle görüşmeler yapıldı. Bümen, araştırmanın öğretmenlerin programı zaman zaman daha mekanik biçimde uyguladığını gösterdiğini belirterek bunun nedenleri arasında öğretmenlere verilen desteğin yetersiz kalmasını gösteriyor. Öğretmenlerin yeni yaklaşımı yalnızca sunum veya video yoluyla değil, birlikte planlama, sınıf gözlemleri ve meslektaş paylaşımı yoluyla öğrenmesi gerektiğini savunan Bümen, farklı sınıf koşullarının tek bir programın uygulanmasında önemli sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Maarif Modeli merkezi sınavlarla nasıl uyum sağlayacak?

2026-2027 eğitim öğretim yılı, yeni müfredat ile merkezi sınavlar arasındaki ilişkinin de daha görünür hale geleceği dönem olacak. Bu yıl 8 ve 12’nci sınıflarda eski müfredat uygulanmaya devam ederken, Maarif Modeli ile ortaokula ve liseye başlayan ilk öğrenciler ilerleyen yıllarda LGS ve YKS’ye girecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 2028’den itibaren sınav sisteminin tamamen değiştirilmesinden ziyade soru yapısının yeni müfredatın beceri temelli yaklaşımıyla uyumlu hale getirileceğini belirtiyor. Çoktan seçmeli yapının korunması, ancak soruların öğrencinin bilgiyi bir bağlam içerisinde kullanma ve yorumlama becerisini daha fazla ölçmesi planlanıyor. Uzmanlara göre ise sınıf içinde süreç odaklı ve beceri temelli bir eğitim anlayışı ile sonuç odaklı merkezi sınavlar arasındaki uyum kritik önem taşıyor. Sınavlarda ölçülmeyen becerilerin zaman içinde sınıf içindeki önceliğini kaybetme ihtimaline dikkat çeken eğitimciler, merkezi sınavların okul uygulamalarını doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Son geçiş yılı uygulamanın sonuçlarını gösterecek

Maarif Modeli’nin 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha geniş bir öğrenci grubuna ulaşmasıyla birlikte programın tasarımından çok sınıflardaki gerçek uygulama sonuçları daha görünür hale gelecek. MEB, modelin uzun bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildiğini belirtirken, uzmanlar programın farklı okul türleri, sınıf mevcutları ve sosyoekonomik koşullarda nasıl uygulandığının uzun süreli olarak izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yılın sonunda eski müfredatı takip eden son sınıfların sistemden çıkmasıyla birlikte kademeli geçiş tamamlanacak. Böylece Türkiye’de ilkokuldan lise son sınıfa kadar eğitim programlarının tamamında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanacağı yeni dönem başlayacak.

Kaynak: BBC