Yeni yıl kararları çoğu zaman birkaç hafta içinde rafa kalkıyor. Ancak uzmanlara göre değişim için yeni yılı beklemek gerekmiyor. Bir doğum günü, pazartesi sabahı ya da yılın ikinci yarısı gibi "yeni başlangıç" hissi veren dönemler, hedeflere yeniden odaklanmak ve kalıcı alışkanlıklar oluşturmak için önemli bir fırsat sunuyor.

Davranış bilimleri alanında yapılan araştırmalar, insanların yeni bir dönemin başladığını hissettiklerinde yaşamlarında değişiklik yapmaya daha istekli olduklarını ortaya koyuyor. Psikologlar bu durumu "yeni başlangıç etkisi" olarak tanımlıyor.

Yeni yılı beklemek gerekmiyor

Uzmanlara göre birçok kişi değişim için belirli tarihleri bekliyor. Oysa yeni bir ayın başlaması, haftanın ilk günü, doğum günü ya da yılın ortası bile zihinsel olarak "yeni bir sayfa açma" hissi yaratabiliyor. Pennsylvania Üniversitesi Wharton School'da davranışsal ekonomi profesörü Katy Milkman, insanların bu dönemlerde geçmiş başarısızlıklarını geride bırakıp hedeflerine yeniden odaklanabildiğini belirtiyor. Araştırmalara göre haftanın ilk günü, ay başı veya yeni bir akademik dönemin başlangıcı gibi zamanlarda "diyet", "spor" ve "egzersiz" gibi aramaların internet ortamında belirgin şekilde arttığı görülüyor.

Dünyanın en iyi 100 salatası belli oldu: Türkiye'den 6 lezzet listeye girdi
Dünyanın en iyi 100 salatası belli oldu: Türkiye'den 6 lezzet listeye girdi
İçeriği Görüntüle

Hedefler gerçekçi olmalı

Uzmanlar, başarısızlığın en önemli nedenlerinden birinin aynı anda çok fazla hedef belirlemek olduğunu söylüyor. Büyük ve ulaşılması zor hedefler yerine küçük, ölçülebilir ve uygulanabilir adımlar belirlemek motivasyonu artırıyor. Örneğin "daha sağlıklı yaşayacağım" demek yerine "her gün 30 dakika yürüyüş yapacağım" ya da "günde 8 bin adım atacağım" gibi somut hedefler oluşturulması tavsiye ediliyor.

Alışkanlıklar irade gücünden daha etkili

Psikoloji uzmanlarına göre uzun vadede başarıyı sağlayan unsur yalnızca motivasyon değil, alışkanlıklar. Surrey Üniversitesi'nden davranış değişikliği uzmanı Prof. Dr. Benjamin Gardner, alışkanlıkların sürekli karar verme yükünü ortadan kaldırdığını belirtiyor. Her sabah aynı saatte yürüyüş yapmak ya da kahvaltıdan önce kısa bir egzersiz rutini oluşturmak gibi davranışlar zamanla otomatik hale geliyor ve kişinin irade gücüne daha az ihtiyaç duymasını sağlıyor.

Bir alışkanlığın oluşması zaman alıyor

Araştırmalara göre yeni bir alışkanlığın kalıcı hale gelmesi ortalama 66 gün sürüyor. Ancak bu süre alışkanlığın zorluk derecesine göre 18 ila 265 gün arasında değişebiliyor. Örneğin her gün bir bardak su içmek kısa sürede alışkanlığa dönüşebilirken, düzenli spor yapmak veya spor salonuna gitmek aylar sürebiliyor. Uzmanlar bu nedenle ilk haftalarda motivasyonun düşmesini doğal karşılamak gerektiğini vurguluyor.

Kötü alışkanlıkları bırakmanın yolu

Davranış uzmanları, istenmeyen alışkanlıkları tamamen bırakmaya çalışmak yerine onların yerine yeni alışkanlıklar koymanın daha başarılı sonuç verdiğini ifade ediyor. Örneğin sürekli tatlı tüketen bir kişinin bu alışkanlığını sağlıklı atıştırmalıklarla değiştirmesi ya da dışarıdan kahve almak yerine evde hazırladığı kahveyi yanında taşıması, uzun vadede hem davranış değişikliği hem de bütçe yönetimi açısından olumlu sonuçlar doğurabiliyor.

Sonuca değil sürece odaklanın

Chicago Üniversitesi Booth School of Business'ta yapılan araştırmalar, hedefe ulaşmaktan çok o hedefe giden süreçten keyif alan kişilerin alışkanlıklarını sürdürme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre yalnızca kilo vermeyi ya da kitap yazmayı düşünmek yerine, yürüyüş yapmaktan, spor sırasında müzik dinlemekten ya da yazı yazma sürecinden keyif almak motivasyonu uzun süre canlı tutuyor.

Çevrenin etkisi büyük

Davranış değişikliğinde sosyal çevrenin de önemli rol oynadığı belirtiliyor. East Anglia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Felix Naughton, insanların bulunduğu ortamın alışkanlıklarını doğrudan etkilediğini söylüyor. Sigarayı bırakmaya çalışan bir kişinin sürekli sigara içilen ortamlarda bulunmasının süreci zorlaştırdığına dikkat çeken Naughton, benzer durumun sağlıklı beslenme ve spor alışkanlıkları için de geçerli olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle kişilerin kendilerini hedeflerine destek olacak bir çevreyle kuşatmaları öneriliyor.

Motivasyonun düşmesi normal

Uzmanlara göre uzun vadeli hedeflerde motivasyonun zaman zaman azalması beklenen bir durum. Bu nedenle büyük hedefleri haftalık veya günlük küçük adımlara bölmek, ilerlemeyi düzenli olarak takip etmek ve başarısız olunan günleri vazgeçme nedeni yerine öğrenme fırsatı olarak görmek önem taşıyor. Araştırmalar, değişimin tek seferde değil, küçük ama istikrarlı adımlarla gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Düzenli tekrar edilen olumlu davranışlar zamanla alışkanlığa dönüşüyor ve uzun vadeli başarı şansını önemli ölçüde artırıyor.

Kaynak: BBC