Çin Tıbbi Bilimler Akademisi’nden Wei Li ve Simon Fraser Üniversitesi’nden Scott Lear liderliğinde yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, fiziksel aktivite ve oturma süresine dair bilinen genel kabulleri sorgulayan dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
35 ila 70 yaş arasındaki 41 bin 733 kişi 12 yıl boyunca takip edilirken, özellikle farklı meslek gruplarındaki günlük hareket alışkanlıklarının sağlık üzerindeki etkileri incelendi.
Günlük oturma süresi Batı’ya göre düşük çıktı
Araştırmada Çin’deki katılımcıların günlük ortalama oturma süresinin yaklaşık 3 saat olduğu belirlendi. Bu sürenin Batı ülkelerine kıyasla oldukça düşük olduğu ifade edilirken, en az oturan grubun büyük bölümünü tarım ve inşaat gibi ağır fiziksel işlerde çalışanların oluşturduğu kaydedildi.
“Fiziksel aktivite paradoksu” nedir?
Araştırmacılar, bulgular üzerinden “fiziksel aktivite paradoksu” olarak adlandırılan bir duruma dikkat çekti. Buna göre, gün boyunca zorunlu ve yoğun fiziksel emek harcayan kişiler, boş zamanlarında spor yapan bireylerle aynı sağlık faydasını görmeyebiliyor.
Hatta bu grupta, gün içinde yeterli dinlenmenin (oturmanın) eksikliği sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.
4 saat ve 8 saat eşiği kritik
Çalışmada yapılan istatistiksel modellemeler, oturma süresinin sağlık riskleri üzerindeki etkisini de ortaya koydu:
- Günde 4 saatten fazla oturanlarda, 30 dakikalık oturmanın orta-şiddetli aktiviteyle değiştirilmesi genel riski yüzde 3-4, ölüm riskini ise yüzde 6-7 azaltıyor.
- Günde 4 saatten az oturan, çoğunlukla ağır işlerde çalışan kişilerde ise 30 dakikalık fiziksel aktivite ya da uykunun oturmayla değiştirilmesi riski yüzde 4-6, ölüm riskini ise yüzde 4-10 artırabiliyor.
- Günde 8 saatten fazla oturma ise kardiyovasküler kaynaklı ölüm riskini yeniden yükseltiyor.
“Herkese aynı tavsiye doğru değil”
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların halk sağlığı mesajlarının kişiye göre şekillendirilmesi gerektiğini gösterdiğini vurguladı. Buna göre, ofis çalışanları ve daha az hareket eden bireyler için “daha az otur, daha fazla hareket et” önerisi geçerliliğini korurken, ağır fiziksel işlerde çalışanlar için aşırı oturma kısıtlamasının ters etki yaratabileceği ifade edildi.
Oturmak her zaman zararlı değil
Uzmanlar, oturmanın her zaman “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bazı meslek grupları için dinlenmenin fizyolojik bir ihtiyaç olduğunu ve vücudun toparlanması açısından kritik rol oynadığını vurguladı.





