Yıllardır hayalini kurduğu evi satın alan tüketici, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan projeden bir daire aldı. Dairenin teslim edilmesinin ardından yeni evine taşınan tüketici, elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini de üzerine yaptı.
Ancak bir süre sonra büyük bir sürprizle karşılaştı. Aynı dairenin başka bir kişiye daha satıldığını öğrenen tüketici, yaşanan durum üzerine Tüketici Mahkemesi’nin yolunu tuttu.
Davacı, yüklenici firmanın tapu devrini sürekli ertelediğini, daha sonra dairenin yükleniciyle ticari ilişkisi bulunan bir emlakçıya devredildiğini belirtti.
"Mal kaçırma amacıyla devredildi" iddiası
Tüketici, taşınmazın aynı tarihlerde piyasa değerinin çok altında bir bedelle devredildiğini ve yüklenici firma ile emlakçı arasındaki ticari ilişkinin kötü niyete işaret ettiğini savundu.
Dairenin muvazaalı şekilde, yani mal kaçırma amacıyla devredildiğini ileri süren davacı, emlakçının tapuyu aldığı tarihte kendisinin dairede fiilen oturduğunu bildiğini ifade etti.
Bu nedenle B bloktaki dairenin emlakçı adına olan tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tescil edilmesini talep etti.
Mahkeme "görmeden aldım" savunmasını kabul etmedi
Davalı emlakçı ise daireyi tapu maliklerinden satın aldığını, davacının daha önce taşınmazı satın aldığından haberi olmadığını savundu.
Kendisinin de yükleniciler tarafından mağdur edildiğini belirten emlakçı, konuya ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.
Davayı inceleyen Tüketici Mahkemesi ise emlakçının "taşınmazı görmeden satın aldım" şeklindeki savunmasını hayatın olağan akışına uygun bulmadı.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vererek dairenin emlakçı adına bulunan tapu kaydının iptal edilmesine ve tüketici adına tesciline hükmetti.
Yargıtay: İlk alıcının hakkı üstün tutulmalı
Davalının istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilirken, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a taşındı.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onadı. Yüksek Mahkeme, adi yazılı sözleşmeyle taşınmazı daha önce satın alan ve fiilen teslim alan ilk alıcının haklarının korunması gerektiğine karar verdi.
Kararda, taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen ya da bilmesi gereken tapu malikinin Türk Medeni Kanunu kapsamında iyi niyetli kabul edilemeyeceği belirtildi.
Yargıtay, tapu iptali ve tescil kararının hukuka uygun olduğuna hükmederek emsal niteliğinde bir karara imza attı.




