Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişim, hayatını kaybeden kişilerin dijital ortamda yeniden "canlandırılmasını" mümkün kılan yeni bir alanı ortaya çıkardı. "Dijital hayaletler" olarak adlandırılan sistemler, ölen kişilerin sosyal medya paylaşımları, e-postaları, ses kayıtları, videoları ve fotoğraflarından yararlanarak, onlarla sohbet edilebilen yapay zeka avatarları oluşturuyor. Uzmanlar, bu teknolojilerin yas sürecine etkileri kadar etik boyutunun da tartışılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Sınırlı verilerle bile gerçekçi sohbetler oluşturulabiliyor
Colorado Boulder Üniversitesi araştırmacıları, yapay zeka ile yas süreci arasındaki ilişkinin giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirtti. Haziran ayında Association for Computing Machinery'de yayımlanan araştırmada, katılımcılardan hayatını kaybeden yakınlarına ilişkin kısa anılar ve temel kişilik özelliklerini paylaşmaları istendi.
Araştırma sonucunda, insan dilini anlama, işleme ve üretme kapasitesine sahip büyük dil modellerinin (LLM), yalnızca sınırlı bilgilerle bile ölen kişinin konuşma tarzını taklit edebilen sohbet sistemleri oluşturabildiği gözlemlendi. Araştırmacılar, ücretsiz yapay zeka araçlarıyla dahi doğru komutlar kullanılarak kaybedilen bir yakının üslubuna benzer yanıtlar üretilebildiğini ifade etti.
'Death Bot' ile 'Dijital Hayalet' arasında önemli fark var
Araştırmacılar, bu teknolojileri iki farklı kategoriye ayırıyor. İlk grupta yer alan ve "death bot" olarak adlandırılan sistemler, yalnızca kişinin geçmişte kaydedilmiş sözlerini yeniden oynatabiliyor.
"Dijital hayalet" olarak tanımlanan daha gelişmiş sistemler ise kişinin sesini, konuşma biçimini ve üslubunu taklit ederek kullanıcılarla etkileşim kurabiliyor. Bu sistemler, kişinin daha önce hiç söylemediği ancak konuşma tarzına uygun yeni yanıtlar da üretebiliyor.
Etik tartışmalar gündemde
Uzmanlara göre dijital hayalet teknolojilerinin en tartışmalı yönü, gerçekte hiç söylenmemiş ifadelerin üretilmesi. Bu durum, hem ölen kişinin temsil edilme biçimi hem de yakınlarının psikolojik durumu açısından etik soruları beraberinde getiriyor.
Araştırmaya katılan kullanıcılar, yapay zekanın sohbet sırasında ölen kişi adına birinci tekil şahıs kullanmasını daha doğal bulduklarını belirtti. Buna karşın, kişinin hayattayken hiç kullanmadığı hitap şekilleri veya alışık olmadığı ifadelerin kullanılması, deneyimin gerçekçiliğini azaltarak kullanıcıların olumsuz hissetmesine neden oldu. Uzmanlar, bu nedenle yapay zeka destekli yas teknolojilerinin geliştirilmesinde teknik başarı kadar etik ilkelerin de gözetilmesi gerektiğini vurguluyor.




