Yabancı yatırımcılar, haziran ayının son işlem gününde gerçekleştirdikleri 62 milyar liralık net alımla 2026 yılı içerisindeki günlük bazda en yüksek girişe imza attı. Piyasalarda dikkat çeken hareketlilikte yabancı yatırımcıların özellikle kısa vadeli devlet tahvillerine yöneldiği görüldü. 2026 yılının ilk yarısında yabancı yatırımcı işlemleri dönem dönem dalgalı bir seyir izledi. Yılın bazı dönemlerinde yüksek tutarlı girişler yaşanırken bazı aylarda ise çıkışlar görüldü. Ancak haziran ayının son işlem gününde gerçekleşen 62 milyar liralık net alım, yılın en güçlü yabancı yatırımcı hareketi olarak kayıtlara geçti.
Tahvil piyasasında yoğun hareketlilik
Yabancı yatırımcıların gerçekleştirdiği alımların önemli bölümünün kısa vadeli sabit kuponlu devlet tahvillerinde yoğunlaştığı belirtildi. Uzmanlara göre tahvil piyasasına yönelik bu ilgi, yatırımcıların Türkiye piyasalarındaki getiri fırsatlarını yeniden değerlendirdiğine işaret ediyor. Kısa vadeli tahvillerde artan yabancı ilgisi, piyasalarda güven ortamının güçlenmesi ve makroekonomik beklentilerdeki değişimle birlikte değerlendiriliyor. Yatırımcıların özellikle faiz getirisi yüksek varlıklara yöneldiği ifade ediliyor.
Rezerv yönetimi ve likidite adımları takip edildi
Ekonomi yönetiminin yıl boyunca küresel ve bölgesel risklere rağmen rezerv yönetimi ile likidite politikalarında attığı adımlar da piyasaların odağında yer aldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın piyasa koşullarına yönelik uygulamaları yakından takip edilirken, bankaların yeniden Merkez Bankası ile swap işlemlerine yönelmesi dikkat çekti. Bu gelişmenin, döviz likiditesinde önemli bir sorun yaşanmadığı ve mevcut kur mekanizmasının çalışmaya devam ettiği yönünde değerlendirildiği belirtildi.
Türkiye’nin risk primi geriledi
Türkiye ekonomisine ilişkin uluslararası yatırımcı algısında önemli göstergelerden biri olan 5 yıllık kredi risk primi (CDS) de yıl içinde gerileme gösterdi. ABD, İsrail ve İran arasındaki artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle mart ayında 327 baz puan seviyelerine kadar çıkan Türkiye’nin CDS primi, sonraki dönemde düşüş göstererek yaklaşık 217 baz puan seviyelerine kadar geriledi. Risk primindeki düşüşün, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetleri üzerinde de olumlu etki oluşturduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, yabancı yatırımcı girişlerinin devam etmesi halinde finansal piyasalardaki dengelenmenin güçlenebileceğini belirtiyor. Haziran sonunda yaşanan 62 milyar liralık yabancı yatırımcı girişi, 2026 yılının ilk yarısında Türkiye piyasaları açısından öne çıkan gelişmelerden biri olarak kayıtlara geçti.





