Çocukluk döneminde kazanılan ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları, ilerleyen yaşlarda karşılaşılabilecek problemlerin önlenmesinde önemli rol oynuyor. Şekerli gıdaların sık tüketilmesi, asitli içecekler ve gün boyunca devam eden atıştırma alışkanlığı diş çürüklerinin oluşumunu kolaylaştırırken, düzenli kontrollerin ihmal edilmesi de başlangıç aşamasındaki sorunların büyümesine yol açabiliyor.
Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Pedodonti Uzmanı Dt. Gözde Karaçor, çocuklarda diş bakımının ilk süt dişinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
Diş temizliği ebeveyn desteğiyle sürdürülmeli
Çocukların diş fırçalama sorumluluğunun tamamen kendilerine bırakılmaması gerektiğini belirten Karaçor, özellikle küçük yaşlarda ebeveynlerin sürece eşlik etmesinin önem taşıdığını söyledi.
Çocukların sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez florlu diş macunuyla dişlerini fırçalaması gerektiğini belirten Karaçor, çocuğun diş temizliğini tek başına yeterli şekilde yapabilecek yaşa gelene kadar ailelerin kontrolü sürdürmesi gerektiğini ifade etti.
Uzman, çocukların diş hekimi kontrollerinin de ihtiyaçlara göre planlanması gerektiğini belirterek bazı çocukların daha sık, bazılarının ise daha uzun aralıklarla takip edilebileceğini kaydetti.
Şekerin miktarı kadar tüketim sıklığı da önemli
Beslenme düzeninin diş sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğuna dikkat çeken Karaçor, özellikle şekerli ürünlerin gün içerisinde sık aralıklarla tüketilmesinin çürük riskini artırdığını söyledi.
Meyve suyu yerine doğrudan meyve tüketilmesini öneren Karaçor, çocukların temel içeceğinin su olması gerektiğini, asitli içeceklerden ise mümkün olduğunca uzak durulmasının önem taşıdığını belirtti.
Uzman ayrıca kızartma, patates, hamburger, ketçap ve mayonez gibi ürünlerin sık tüketilmesinin çocukların beslenme kalitesi açısından da uygun olmadığını ifade etti.
Süt dişleri geçici görülmemeli
Süt dişlerinin yalnızca geçici dişler olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Karaçor, herhangi bir ağrı bulunmasa bile çocuklarda gizli çürüklerin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Bazı problemlerin ancak röntgen incelemesiyle tespit edilebildiğini aktaran Karaçor, düzenli kontroller sayesinde sorunların erken dönemde ve daha koruyucu yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirtti.
Tedavinin geciktirilmesi halinde ise kaplama veya diş çekimi gibi daha kapsamlı işlemlere ihtiyaç duyulabileceğini ifade eden uzman, düzenli kontrollerin tedavi sürecini de kolaylaştırdığını vurguladı.
Erken süt dişi kaybı kalıcı dişleri etkileyebilir
Süt dişlerinin erken dönemde kaybedilmesinin yalnızca mevcut diş açısından değil, ileride çıkacak kalıcı dişler bakımından da sorun oluşturabileceği belirtildi.
Karaçor, erken kaybedilen süt dişinin bulunduğu alanın korunmaması halinde komşu dişlerin boşluğa doğru hareket edebileceğini ve bunun alttan gelecek kalıcı dişlerin düzgün sıralanmasını engelleyebileceğini söyledi.
Bu gibi durumlarda ilerleyen yaşlarda ortodontik tedavi ihtiyacının ortaya çıkabileceğini belirten Karaçor, dişlerin düzgün kapanışının da etkilenebileceğine dikkat çekti.
İlk süt dişiyle birlikte fırçalama başlamalı
İlk süt dişinin yaklaşık 6. ay civarında çıkmaya başladığını belirten Karaçor, diş fırçalama alışkanlığının da bu dönemden itibaren başlatılması gerektiğini vurguladı.
Çocuklara gün boyunca sürekli küçük atıştırmalıklar verilmesinin ağızda çürük oluşumuna uygun ortamı uzun süre devam ettirdiğini belirten uzman, yiyeceklerin belirli bir zaman diliminde tüketilmesinin ardından atıştırmanın sonlandırılmasının önemli olduğunu söyledi.
Özellikle gofret ve jelibon gibi yapışkan ve diş yüzeyinde uzun süre kalabilen gıdaların çürük oluşumunu kolaylaştırdığına dikkat çeken Karaçor, erken yaşta oluşturulacak doğru alışkanlıkların çocukların beslenme, konuşma ve okul yaşamını da olumlu etkilediğini ifade etti.




