Prof. Dr. Hilmi Apak, çocukluk çağında görülen kanserlerin nadir olmasına rağmen bazı türlerde hastalığın hızlı ilerleyebildiğine dikkat çekti. Çocuklarda en sık karşılaşılan kanser türlerinin lösemiler, beyin tümörleri ve lenfomalar olduğunu belirten Apak, erken tanının tedavi başarısında belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Apak, günümüzde çocukluk çağı kanserlerinde tedavi başarısının önemli ölçüde arttığını ifade ederek, “Gelişmiş merkezlerde uygulanan multidisipliner yaklaşımlar sayesinde birçok kanser türünde sağkalım oranları yüzde 80’lerin üzerine çıkmıştır. Ancak erken başvuru bu başarıda kilit faktördür” değerlendirmesinde bulundu.

Belirtiler çoğu zaman başka hastalıklarla karışabiliyor
Çocukluk çağı kanserlerinin başlangıç belirtilerinin çoğu zaman basit enfeksiyon hastalıklarıyla karıştırılabildiğini belirten Apak, ailelere önemli uyarılarda bulundu.
“Sebebi açıklanamayan ağrı, uzun süren şişlikler, geçmeyen ya da sık tekrarlayan ateş, gece terlemeleri, açıklanamayan kilo kaybı, kemik ve eklem ağrıları, ciltte kolay morarma veya kanamalar aileler için uyarıcı olmalıdır” diyen Apak, özellikle çocuğun genel durumunda belirgin bir değişiklik olması halinde zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini söyledi.
Tedavi süreci yalnızca tıbbi değil, psikososyal destek de gerektirir
Kanser tedavisinin yalnızca ilaç ya da cerrahi müdahaleden ibaret olmadığını vurgulayan Apak, çocuk ve ailesinin psikolojik olarak da desteklenmesinin önemine işaret etti.
Apak, “Tedavi sürecinde çocuğun okulla bağının kopmaması, sosyal hayattan tamamen uzaklaşmaması ve ailelerin bilinçli şekilde sürece dahil edilmesi tedavi başarısını olumlu etkiler” dedi.
Erken tanı ve doğru merkezde tedavinin hayati önem taşıdığını belirten Apak, düzenli çocuk hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.




