Topuk dikeni çoğu zaman sabah yataktan kalkıldığında atılan ilk adımda kendini gösterir. Kişi gün içinde hareket ettikçe ağrı hafifleyebilir, ancak dinlenme sonrası yeniden ortaya çıkar. İlk başta hafif bir batma hissi olarak algılanan ağrı, zamanla daha keskin hale gelir. Ağrının geçici sanılması, tedavinin gecikmesine yol açabilir.

İlacını bulamayanlara Sağlık Bakanlığı’ndan çağrı merkezi desteği
İlacını bulamayanlara Sağlık Bakanlığı’ndan çağrı merkezi desteği
İçeriği Görüntüle

Topuk dikeni nasıl oluşur?

Topuk dikeni, ayak tabanındaki plantar fasya adlı bağ dokusunun sürekli zorlanması sonucu gelişir. Bu zorlanma, bağın topuk kemiğine yapıştığı noktada mikroskobik yırtıklara neden olur ve zamanla kalsiyum birikimi oluşur. Ağrıya çoğu zaman kemiksi çıkıntıdan çok çevresindeki iltihabi süreç neden olur. Yanlış basma alışkanlıkları da oluşumu tetikler.

Risk faktörleri ve etkileyen unsurlar

Fazla kilolu bireyler, uzun süre ayakta çalışanlar, spor sırasında uygun ayakkabı kullanmayanlar ve belirli ayak yapısına sahip olanlar daha yüksek risk altındadır. Kadınlarda topuklu ayakkabı kullanımı ve yaşla birlikte bağ dokusunun esnekliğinin azalması da riski artırır.

Günlük hayata etkileri ve tanı süreci

Topuk dikeni yalnızca ayak ağrısı ile sınırlı değildir; yürüyüş biçimi değişebilir, diz ve bel ağrılarına yol açabilir, sosyal ve sportif yaşam kısıtlanabilir. Tanı çoğu zaman hastanın şikâyetleriyle başlar, fizik muayene ve gerektiğinde röntgen ile desteklenir.

Tedavi, korunma ve ayakkabı seçimi

Tedavide öncelikli olarak cerrahi dışı yöntemler tercih edilir: dinlenme, uygun tabanlık, germe egzersizleri, soğuk uygulama ve kısa süreli ilaç kullanımı. Fizik tedavi ve destekleyici yöntemler ağrıyı azaltabilir. Ayakkabı seçimi kritik olup, yumuşak tabanlı ve topuk destekli modeller önerilir. Cerrahi nadiren gündeme gelir ve erken farkındalık süreci kısaltır.

Kaynak: Ekonomim