Medicana Zincirlikuyu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Necip Çetiner, özellikle A, D, E ve K gibi yağda çözünen vitaminlerin vücutta birikebildiğine dikkat çekti. Bu vitaminlerin fazla alınmasının karaciğer hasarı, böbrek sorunları, kalp ritim bozuklukları ve hatta zehirlenmelere yol açabileceğini belirten Çetiner, suda çözünen vitaminlerde toksik etkilerin daha nadir görüldüğünü ifade etti. Ancak yine de baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, cilt değişiklikleri ve kemik yoğunluğunda azalma gibi pek çok yan etkiyle karşılaşılabileceğini vurguladı.
B12 vitamini en çok kullanılan takviye
Pandemi sonrası bağışıklık kaygısıyla vitamin kullanımının ciddi şekilde arttığını söyleyen Dr. Çetiner, birçok kişinin kan tahlili yaptırmadan ve kulaktan dolma bilgilerle birden fazla takviyeyi aynı anda kullandığını dile getirdi. Bunun bağışıklığı güçlendirmek yerine vücudu yorabileceğini belirten Çetiner, özellikle B12 vitamininin bilinçsizce en sık kullanılan vitaminlerin başında geldiğini söyledi.
B12’nin fazla dozda alınmasının cilt sorunları, baş ağrısı, baş dönmesi, saç dökülmesi ve nadiren alerjik belirtilerle kendini gösterebileceğini aktaran Çetiner, ciddi eksiklik durumlarında ise iğne (parenteral) tedavilerin hekim kontrolünde uygulanması gerektiğini ifade etti.
Sebze ve meyve tek başına yeterli olmayabilir
Sebze ve meyve tüketiminin her zaman vitamin ihtiyacını karşılamadığını belirten Uzm. Dr. Çetiner, günümüzde sağlıklı beslendiğini düşünen bireylerde bile vitamin eksikliklerine sık rastlandığını söyledi. Gıda kalitesinin geçmişe göre düştüğünü ifade eden Çetiner, “2000’li yıllardan önce yediklerimiz vitamin ihtiyacını büyük ölçüde karşılıyordu. Günümüzde ise yeterli gıda kalitesine sahip olmadığımız çok açık” dedi.
“Doğal” olan her şey masum değil
Vitaminlerin doğal olduğu için zararsız sanılmasının büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Dr. Çetiner, “Doğada bulunan her madde güvenli değildir. Vitaminler de yanlış dozda alındığında ilaç yan etkileri gösterebilir” diye konuştu.
Vitaminlerin ne mucize ne de düşman olduğunu belirten Çetiner, “Doğru kişide, doğru dozda ve hekim kontrolünde kullanıldığında şifadır; aksi halde sessiz bir zehre dönüşebilir” ifadelerini kullandı.