Geçtiğimiz yıllarda etkili olan sıcak hava dalgalarının bu yaz daha da şiddetlenmesi bekleniyor. Meteoroloji uzmanlarına göre Doğu Pasifik’te gelişen El Nino süreci, küresel ölçekte sıcaklık artışlarını tetiklerken Türkiye’de de özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında bunaltıcı sıcakların etkisini artıracak. CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Orhan Şen, 2026 yazına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, “Süper El Nino” olarak tanımlanan güçlü bir meteorolojik sürecin etkili olabileceğini ve bunun sadece Türkiye’yi değil birçok bölgeyi aynı anda etkileyeceğini belirtiyor.
Süper El Nino etkisi: Küresel sistem değişiyor
El Nino, Doğu Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının artmasıyla ortaya çıkan bir iklim olayı olarak tanımlanıyor. Bunun tam tersi olan La Nina döneminin sona erdiği ve şu anda geçiş niteliğinde nötr bir süreçten geçildiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre Haziran ayı itibarıyla etkisini artıran El Nino, Temmuz ve Ağustos aylarında deniz suyu sıcaklıklarını 1,5 ila 2 derece arasında yükseltebilir. Orhan Şen, bu artışın yalnızca bölgesel bir sıcaklık değişimi olmadığını, atmosferik dolaşımı da etkileyerek dünya genelinde hava sistemlerinin yönünü ve düzenini değiştirebileceğini belirtiyor. Bu durumun, yağış rejimlerinden sıcak hava dalgalarına kadar birçok meteorolojik olayı doğrudan etkilediği ifade ediliyor.
Sıcaklık rekorları gündemde
Uzman değerlendirmelerine göre 2026 yazında sıcak hava dalgaları daha uzun süreli ve daha yoğun şekilde hissedilecek. Özellikle Temmuz ayından itibaren Eylül ayına kadar etkili olması beklenen süreçte, Türkiye’nin birçok bölgesinde sıcaklıkların mevsim normallerinin oldukça üzerine çıkabileceği öngörülüyor. İstanbul’da geçmiş yıllarda 36 derece seviyelerinde ölçülen sıcaklıkların bu yıl 40 derecenin üzerine çıkabileceği ifade ediliyor. Küresel ölçekte ise ortalama sıcaklık artışının 0,97 derece civarında olacağı tahmin edilse de bazı modellemelerde bu artışın 4 dereceye kadar çıkabileceği öne sürülüyor. Bu seviyenin, son 100–200 yıl içinde görülmemiş bir durum olabileceği belirtiliyor.
Akdeniz ve Avrupa da risk altında
Sıcaklık artışlarının yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayacağı, Akdeniz Havzası başta olmak üzere İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin de bu süreçten etkileneceği ifade ediliyor. Muson yağışlarının etkili olduğu bölgelerde de dengesiz hava olaylarının artabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu süreçte hem aşırı sıcaklar hem de ani ve şiddetli yağışlar aynı anda görülebilecek. Bu durum, özellikle tarım, su kaynakları ve altyapı açısından riskleri artıran bir tablo oluşturuyor.
Barajlar ve su kaynakları için kritik uyarı
Sıcak hava dalgalarının en önemli etkilerinden birinin su kaynakları üzerinde olacağı belirtiliyor. Ani ve şiddetli yağışların baraj doluluk oranlarını beklenen düzeyde artırmayabileceği, çünkü bu yağışların toprağa süzülmeden yüzeysel akışla kaybolabileceği ifade ediliyor. Ayrıca yüksek sıcaklıkların buharlaşmayı artıracağı ve barajlardaki su kaybını hızlandıracağı belirtiliyor. Yaz aylarında ortalama yüzde 20 seviyelerinde olan buharlaşma oranının bu yıl yüzde 30’lara kadar çıkabileceği öngörülüyor. İstanbul, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerdeki mevcut doluluk oranlarının bu nedenle yanıltıcı olabileceği uyarısı yapılıyor.
Sağlık ve orman yangını riski artıyor
Uzmanlar, sıcak hava dalgalarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık riski oluşturduğunu vurguluyor. Aşırı sıcaklara bağlı olarak kalp spazmı, beyin kanaması ve çoklu organ yetmezliği gibi sağlık sorunlarında artış görülebileceği belirtiliyor. Avrupa’da bu tür ölümlerin “sıcaklığa bağlı ölüm” olarak kayda geçtiği, Türkiye’de ise farklı sınıflandırmalarla raporlandığı ifade ediliyor. Orman yangını riskinin de bu yaz önemli ölçüde artacağı değerlendiriliyor. Özellikle Ege, Akdeniz ve Marmara’nın güney kesimlerinde Temmuz ayından itibaren yüksek sıcaklıkların etkili olmasıyla birlikte yangın riskinin kritik seviyelere ulaşabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu süreçte hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
“Süper El Nino” uzun süre etkili olabilir
Orhan Şen’in değerlendirmelerine göre Süper El Nino etkisinin yalnızca yaz aylarıyla sınırlı kalmayabileceği, sonbahar ve hatta kış aylarına kadar uzanabileceği ifade ediliyor. Bu durumun, yağış düzeni ve sıcaklık dağılımında uzun süreli bozulmalara yol açabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, hem ani sel riskine hem de uzun süreli kuraklık ve su sıkıntısına karşı şimdiden önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Türkiye’nin 2026 yazında hem sıcaklık hem de meteorolojik dengesizlikler açısından kritik bir dönemden geçebileceği değerlendiriliyor.




