Küresel ticarette savaşlar ve jeopolitik gerilimler nedeniyle alternatif güzergâhların önemi artarken Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta stratejik konumunu güçlendirmeye hazırlanıyor. Japon ekonomi gazetesi Nikkei Asia’nın haberine göre Ankara, Orta Koridor üzerindeki ulaşım engellerini azaltmak ve demiryolu altyapısını geliştirmek amacıyla yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım planlıyor.
Rusya-Ukrayna savaşı kuzeydeki demiryolu güzergâhlarında aksamalara yol açarken Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki istikrarsızlık da deniz taşımacılığının risklerini artırıyor. Türkiye, demiryolu bağlantılarını güçlendirerek uluslararası yük taşımacılığında daha fazla pay almayı amaçlıyor.
İstanbul Boğazı’nda yük kapasitesi 50 milyon tona çıkacak
Planlanan yatırımların en büyük ayağını İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi oluşturuyor. Yaklaşık 8 milyar dolarlık maliyet öngörülen 127 kilometrelik hat, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul’un iki havalimanını ve Boğaz’ın iki yakasındaki sanayi bölgelerini birbirine bağlayacak.
Projenin teknik tekliflerinin 11 Kasım’da açıklanması planlanırken finansman için Dünya Bankası, Asya Kalkınma Bankası ve Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın katkısı öngörülüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hattın dört ila beş yıl içerisinde tamamlanabileceğini belirtti.
Projenin hayata geçirilmesiyle İstanbul Boğazı’ndaki yıllık demiryolu yük taşıma kapasitesinin 3 milyon tondan 50 milyon tona yükseltilmesi hedefleniyor.
Marmaray’daki yük treni kısıtlaması aşılacak
Asya ile Avrupa arasında çalışan yük trenleri, mevcut durumda büyük ölçüde yolcu taşımacılığının da kullanıldığı Marmaray tünelinden geçiyor. Ancak tünelden günde yalnızca dört yük treninin geçişine izin verilmesi, taşımacılık kapasitesini sınırlıyor.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden kurulacak demiryolu bağlantısının bu kısıtlamayı azaltması ve kıtalar arasındaki yük taşımacılığını hızlandırması bekleniyor.
Kapıkule-Çerkezköy hattında hedef 90 dakika
Türkiye, Bulgaristan sınırındaki Kapıkule ile İstanbul yakınlarındaki Çerkezköy arasında uzanan 153 kilometrelik demiryolu hattını da devreye aldı. Avrupa Birliği’nin desteklediği projenin maliyeti 1,2 milyar euro olarak açıklandı.
Hattın 2028’de İstanbul Halkalı’ya kadar uzatılması planlanıyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla İstanbul ile Bulgaristan sınırı arasındaki demiryolu yolculuğunun dört saatten 90 dakikaya düşürülmesi, yıllık yük taşıma kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona çıkarılması hedefleniyor.
Doğu ile batı arasında kesintisiz yük hattı kurulacak
Türkiye’nin doğu ve batı sınırlarını birbirine bağlayacak demiryolu projelerinin 2030-2031 döneminde tamamlanması öngörülüyor. Yapımı devam eden ve ihale aşamasına gelmesi planlanan hatlarla 2 bin kilometreyi aşan kesintisiz bir yük koridoru oluşturulması hedefleniyor.
Söz konusu bağlantıların yıllık yük taşıma kapasitesinin 30 milyon tona ulaşması planlanıyor. Buna karşın demiryolunun Türkiye’de yurt içi yük taşımacılığındaki payı 2024 yılında yüzde 3,5 seviyesinde kaldı.
Çin-Londra hattında teslimat süresi 14 güne inecek
Orta Asya üzerinden Hazar Denizi’ni aşarak Avrupa’ya ulaşan Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası, diğer adıyla Orta Koridor, Türkiye’nin öncelikli güzergâhları arasında bulunuyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, rotanın önündeki temel sorunlardan birinin bürokratik işlemler olduğunu belirtti. Sınır geçişleri ve idari süreçlerin daha etkin yönetilmesi halinde Çin ile Londra arasındaki yük teslimat süresinin 14 güne kadar düşebileceği ifade ediliyor.
Avrupa Birliği de Global Gateway girişimi kapsamında Orta Koridor’a yönelik kamu ve özel sektör yatırımları için 12 milyar euroya kadar kaynak oluşturmayı hedefliyor.
Dünya Bankası’na göre Türkiye’ye 47 milyar dolarlık katkı
Dünya Bankası’nın değerlendirmelerine göre Orta Koridor’da yaklaşık 25 milyar dolarlık temel altyapı ve 30 milyar dolarlık tamamlayıcı yatırım yapılması durumunda taşınan yük miktarı 2040’a kadar 3,6 katına çıkabilir. Aynı yatırımlarla taşıma sürelerinin yarıya indirilmesi de öngörülüyor.
Koridorun geliştirilmesinin Türkiye ekonomisine uzun vadede yüzde 4,1 oranında katkı sağlayabileceği, bu etkinin parasal karşılığının yaklaşık 47 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor.
Zengezur Koridoru alternatif güzergâh olarak öne çıkıyor
Türkiye’nin değerlendirdiği projeler arasında Güney Kafkasya üzerinden geçecek yeni bir demiryolu bağlantısı da bulunuyor. Gürcistan üzerinden ilerleyen mevcut güzergâha alternatif olarak Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesi ile Ermenistan’ın güneyinden Azerbaycan ana karasına uzanacak bir hat üzerinde çalışılıyor.
Türkiye ve Azerbaycan’ın Zengezur Koridoru olarak adlandırdığı güzergâhın geliştirilmesiyle bölgesel ticaret bağlantılarının çeşitlendirilmesi amaçlanıyor.
Kalkınma Yolu Projesi için 25 milyar dolarlık yatırım
Türkiye’nin bir diğer büyük ulaştırma girişimi, Irak’taki Büyük Fav Limanı’nı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlamayı amaçlayan Kalkınma Yolu Projesi. Demiryolu ve kara yolu bağlantılarının yanı sıra ilerleyen aşamalarda enerji altyapısını da kapsaması planlanan projenin yaklaşık 25 milyar dolara mal olması bekleniyor.
Nikkei Asia’nın haberine göre Ankara ile Bağdat, Irak’ın petrol gelirlerinin Türk müteahhitlerin üstleneceği inşaat çalışmalarının finansmanında kullanılmasını öngören bir model üzerinde anlaştı. Irak Parlamentosu’nun onay vermesi durumunda inşaatın gelecek yıl başlaması ve beş yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.
Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye ekonomisine 10 yıllık dönemde toplam 55 milyar dolar katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Modern Hicaz Demiryolu ile Körfez’e alternatif bağlantı
Türkiye; Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan üzerinden ilerlemesi, daha sonraki aşamada ise Umman’a uzatılması değerlendirilen Modern Hicaz Demiryolu projesini de destekliyor. Güzergâhın, Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltabilecek alternatif bir ulaşım bağlantısı oluşturması amaçlanıyor.
Bakan Uraloğlu, ABD destekli Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nu ise bölgedeki çatışmalar nedeniyle “ölü doğmuş” sözleriyle değerlendirdi.
Türkiye’nin demiryolu, liman ve kara yolu yatırımlarıyla Asya, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki ticaret akışında daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor.



