Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bölgesel güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirecek ortak savunma anlaşmasını bugün Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde imzalıyor. Bölgede son dönemde artan çatışmalar ve güvenlik riskleri nedeniyle önem kazanan anlaşmanın, üç ülke arasında askeri koordinasyonu yeni bir seviyeye taşıması bekleniyor.
Bölgesel gerilimler süreci hızlandırdı
Suudi askeri ve hükümet kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, uzun süredir müzakere edilen anlaşmanın imza aşamasına gelmesinde son dönemde yaşanan bölgesel gelişmeler etkili oldu. Özellikle ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, Körfez bölgesindeki güvenlik dengelerini yeniden gündeme taşırken, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki deniz taşımacılığı da bu süreçten etkilendi. Kaynaklar, bölgedeki güvenlik risklerinin artmasının üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin hızla tamamlanmasına katkı sağladığını belirtti.
Ortak savunma ve askeri koordinasyon hedefleniyor
Anlaşmanın; karşılıklı savunma, ortak caydırıcılık, askeri koordinasyon, ortak eğitim faaliyetleri ve tatbikatları kapsaması bekleniyor. Ayrıca tarafların olası güvenlik tehditlerine karşı ortak hareket etmesini sağlayacak mekanizmaların da anlaşmada yer alacağı ifade ediliyor. Savunma iş birliğiyle üç ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ve bölgesel tehditlere karşı ortak duruş sergilenmesi amaçlanıyor.
Liderler Cidde'de bir araya geliyor
Anlaşmanın imza töreni kapsamında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Cidde'de görüşecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan sabah saatlerinde Ankara'dan Suudi Arabistan'a hareket ederken, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Genelkurmay Başkanı Asım Munir'in de resmi temaslar için Cidde'de bulunduğu bildirildi.
Bölgesel güvenlikte yeni dönem
Üç ülke arasında oluşturulan savunma iş birliğinin, son aylarda Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin ardından şekillendiği belirtiliyor. Süreçte Pakistan'ın ABD-İran geriliminde diplomatik girişimlerde bulunduğu, Türkiye'nin ise Gazze başta olmak üzere bölgesel krizlerde arabuluculuk ve diplomatik temaslarını sürdürdüğü biliniyor. Uzmanlar, imzalanacak anlaşmanın bölgesel güvenlik ve savunma alanında yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini değerlendiriyor.




