Türkiye’nin doğal gaz arzına ilişkin son günlerde ortaya atılan iddialar, enerji güvenliği ve tedarik kaynaklarını yeniden gündeme taşıdı. İran’daki Güney Pars sahasının hedef alındığı öne sürülen saldırıların ardından Türkiye’ye gaz akışının kesildiği iddia edildi. Bloomberg’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberde, İran’ın Türkiye’ye sağladığı gazın %75’ini saldırı sonrası kestiği öne sürüldü. Ancak Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı bu iddiaları yalanladı. Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Alparslan Bayraktar, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada doğal gaz arzında herhangi bir sorun olmadığını belirterek, “Öyle bir şey yok. Doğal gaz arzında sıkıntı yok. Depolama tesisleri yüzde 71 dolu” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirmek için kaynak çeşitlendirmesi ve yerli kaynak projelerinin devreye alındığını vurguladı. Bayraktar ayrıca İran’dan gelen gaz akışıyla ilgili olarak mevcut durumda bir sorun olmadığını, ancak risklere karşı alternatif kaynakların güçlendirildiğini ifade etti.
Türkiye’nin doğal gaz tedarik kaynakları
Türkiye, doğal gaz ihtiyacını büyük ölçüde ithalat yoluyla karşılıyor. Enerji Piyasası Denetleme Kurumu verilerine göre Türkiye’nin yıllık doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 13,5’i İran’dan sağlanıyor. Bunun yanında Rusya ve Azerbaycan, Türkiye’nin en büyük doğal gaz tedarikçileri arasında yer alıyor. Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği’nin (GAZBİR) 2025 raporuna göre Türkiye, yıl bazında yaklaşık 58 milyar metreküp doğal gaz ithal etti. Bu ithalatın önemli bir kısmı Rusya’dan sağlanırken, Azerbaycan ve İran da arzda kritik paya sahip ülkeler arasında bulunuyor. Türkiye ayrıca sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) altyapısıyla farklı ülkelerden de tedarik imkânı bulabiliyor.
Enerji güvenliği ve alternatifler
Uzmanlar, olası bir arz kesintisi durumunda Türkiye’nin tamamen dışa bağımlı olmadığını ve alternatifleri bulunduğunu belirtiyor. LNG terminalleri, yer altı depolama tesisleri ve farklı boru hatları sayesinde arzın dengelenebileceği ifade ediliyor. ABD merkezli Atlantic Council’da görev yapan enerji uzmanı Prof. Dr. Brenda Shaffer, Türkiye’nin İran kaynaklı olası kesintileri mevcut altyapısı sayesinde yönetebileceğini ve güçlü depolama kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor. Uzmanlar ayrıca ihtiyaç halinde Rusya ve Azerbaycan’dan yapılan sevkiyatların artırılabileceğine dikkat çekiyor. TEPAV Enerji ve İklim Çalışmaları Merkezi Direktörü Mühdan Sağlam da kesinti senaryosunda LNG alımı gibi adımların otomatik bir refleks olmadığını, öncelikle depolar, yerli üretim ve mevcut hatların kapasitesinin değerlendirildiğini ifade ediyor. Türkiye’nin Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’nda yürüttüğü üretim faaliyetleri de arz güvenliği açısından önemli bir rol oynuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre sahadan günlük yaklaşık 9 milyon metreküp üretim yapılırken, bu miktarın artırılması hedefleniyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde üretimin iki katına çıkarılmasının planlandığını ve milyonlarca haneye yerli gaz sağlanmasının amaçlandığını belirtiyor.




