Kurtulmuş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Amacımız bir daha hiç kimsenin eline silah almayı düşünmediği, kardeş kavgasını körüklemeyi aklının ucundan bile geçiremediği bir Türkiye tesis etmektir. Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz ve ilanihaye bu topraklarda ‘kardeşlik’, ‘birlik ve beraberlik’ sözünden başka hiçbir söz hakim olmayacaktır.”
Ayrıca, “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun yasalaşması için Meclis’in çalışacağını belirtti.
Yükseköğretimde uluslararasılaşma ve nitelik vurgusu
Kurtulmuş, Türkiye’nin yükseköğretim alanında daha güçlü ve nitelikli bir konuma ulaşması gerektiğine değinerek, şu mesajları verdi:
-
Uluslararası öğrenci ve akademisyenlerle işbirliğinin artırılması.
-
Üniversitelerin diplomanın ötesinde beceri kazandıracak eğitim sunması.
-
Üniversitelerin toplumla ilişkilerinin güçlendirilmesi.
“Bizim güçlü üniversitelerimiz ile yabancı üniversiteler arasında işbirliğinin artırılmasıyla ürettiğimiz bilimsel veriyi sadece ülkemizle sınırlı değil, tüm dünyanın ortak çabası haline dönüştürmeliyiz.”
“Türkiye bilimde ve kültürde taklit dönemini geride bıraktı”
Kurtulmuş, Türkiye’nin bilim ve kültürde kendi üretimini artırması gerektiğini ifade etti:
“Önümüzdeki dönemde dünyada çok büyük değişiklikler yaşanacak. Bu değişimlerin içerisinde ayakta kalabilen ülkeler, bilimi ve kültürü üretebilen ülkeler olacak. Türkiye olarak bilimde ve kültürde taklitçilik dönemini geride bıraktık.”
Ayrıca üniversitelerin istihdam odaklı yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Küresel sistemdeki değişim ve Türkiye’nin rolü
Kurtulmuş, uluslararası sistemin artık kuralsız bir yapıya doğru ilerlediğini belirterek:
-
Gücün her şeyi belirlediği bir dünya kabul edilemez.
-
Türkiye’nin güçlü ve istikrarlı bir aktör olması gerektiğini.
-
Bölgesel krizlerde diplomasi ve müzakereyi sürdürdüğünü söyledi.
“Uyanık olmalıyız; Türkiye’ye karşı da hesaplar olduğunu biliyoruz. Bu bölgede savaş, istikrarsızlık ve halklar arasında düşmanlık istemiyoruz. Türkiye, hem kendi güvenliğinin hem de bölge halklarının teminatıdır.”




