Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, kronik stresin beyinde geri dönüşü zor hasarlara yol açabildiğini belirterek, uzun vadede Parkinson ve demans gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini artırabileceği uyarısında bulundu. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Arı, stresin yalnızca ruhsal değil, nörolojik açıdan da ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Kronik stres beyin hacmini küçültüyor
Uzun süreli stresin beyinde hacim kaybına neden olduğunu aktaran Doç. Dr. Arı, bu sürecin özellikle öğrenme ve hafıza merkezlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Stres altında nöron oluşumunun azaldığını dile getiren Arı, bu durumun günlük hayatta unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon güçlüğü olarak ortaya çıktığını kaydetti. Arı, beynin stres karşısında zamanla öğrenme kapasitesini kaybetmeye başladığını vurguladı.
Beynin kimyasal dengesi bozuluyor
Stresin yalnızca yapısal değil, kimyasal etkiler de yarattığına dikkat çeken Doç. Dr. Arı, uzun vadeli stresin dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin salınımını bozduğunu belirtti. Bu dengenin bozulmasının Parkinson ve demans gibi hastalıklara yatkınlığı artırabileceğini ifade eden Arı, kronik stresin beyinde enflamasyonu da artırarak hücresel hasarı hızlandırdığını söyledi.
Vücut sürekli alarm halinde kalıyor
Stresin beyni “savaş ya da kaç” durumunda tutarak tüm vücudu etkilediğini anlatan Doç. Dr. Arı, bu durumun solunum, sindirim ve dolaşım sistemleri üzerinde de baskı oluşturduğunu belirtti. Nörolojik açıdan baş dönmesi, çarpıntı, halsizlik, aşırı terleme, titreme ve sindirim sorunlarının sık görüldüğünü aktaran Arı, stresin uzun süre kontrol altına alınmaması halinde sağlık sorunlarının derinleştiğine işaret etti.
Stres yönetimi beyin sağlığı için kritik
Strese maruz kalma düzeyinin azaltılmasının hem ruhsal hem de nörolojik hastalıkların gelişme riskini düşürdüğünü belirten Doç. Dr. Arı, stres yönetiminin beyin sağlığının korunmasında temel bir adım olduğunu vurguladı. Arı, bireylerin yaşam tarzı düzenlemeleri ve destekleyici yöntemlerle stresi kontrol altına almasının uzun vadede koruyucu etkiler sağladığını ifade etti.




