Böbrek taşı oluşumunu önlemede en yaygın önerilerden biri olan “günlük su tüketimini artırma” yaklaşımı, yeni bir bilimsel araştırmayla yeniden değerlendirildi. ABD’de yapılan geniş kapsamlı bir klinik çalışma, su tüketimini artırmaya yönelik gelişmiş yöntemlerin bile beklenen koruyucu etkiyi sağlamadığını ortaya koydu.

Duke Üniversitesi Tıp Merkezi koordinasyonunda yürütülen ve The Lancet’te yayımlanan araştırma, böbrek taşı hastalarında sıvı alımını artırmaya yönelik kapsamlı bir müdahale programını inceledi.

Kişiye özel su içme hedefleri uygulandı

Çalışma kapsamında katılımcılara akıllı su şişeleri, kişiselleştirilmiş içme hedefleri, düzenli hatırlatma mesajları, sağlık koçluğu ve finansal teşvikler sunuldu. Amaç, günlük en az 2,5 litre sıvı tüketimini sağlayarak böbrek taşı oluşumunun ve tekrarlamasının önüne geçmekti.

Araştırmaya 1.658 ergen ve yetişkin katıldı ve katılımcılar iki yıl boyunca takip edildi.

Taş tekrarında anlamlı düşüş görülmedi

Elde edilen sonuçlara göre, program dahilindeki bireylerin su tüketimi artmasına rağmen böbrek taşının tekrar etme oranında anlamlı bir azalma sağlanamadı. Bu bulgu, yalnızca sıvı alımını artırmanın bazı hastalarda yeterli koruma sağlamayabileceğini gündeme getirdi.

Uzmanlardan kritik uyarı: Hamilelikte bazı ilaçlar otizm riskini artırabilir
Uzmanlardan kritik uyarı: Hamilelikte bazı ilaçlar otizm riskini artırabilir
İçeriği Görüntüle

Araştırmanın yazarlarından Charles Scales, yüksek su tüketiminin teorik olarak önemli olduğunu ancak günlük yaşamda sürdürülebilirliğinin zor olabileceğini belirtti. Scales, bu durumun böbrek taşlarının sık tekrar etmesinde etkili olabileceğine dikkat çekti.

Gregory E. Tasian ise her hasta için aynı sıvı hedefinin uygun olmayabileceğini vurgulayarak, daha kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Böbrek taşlarında risk faktörleri neler?

Türkiye Böbrek Vakfı verilerine göre böbrek taşları, böbrek kanallarında oluşan mineral içerikli sert kitleler olarak tanımlanıyor ve erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülüyor.

Taş oluşumunun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; genetik yatkınlık, yetersiz sıvı tüketimi, hareketsiz yaşam ve bazı metabolik hastalıklar önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.

Ayrıca sıcak iklimler ve güneş ışığına bağlı D vitamini artışının, özellikle kalsiyum bazlı taş oluşumunu tetikleyebildiği belirtiliyor.

Belirtiler şiddetli ağrıyla ortaya çıkıyor

Böbrek taşları çoğunlukla şiddetli bel ve yan ağrısı, bulantı, kusma ve idrarda kan gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Uzmanlar, tedavi ve önlemede kişiye özel yaklaşımların giderek daha fazla önem kazandığını vurguluyor.

Kaynak: Sputnik