Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, taramanın nabız oksimetre cihazı kullanılarak gerçekleştirileceğini belirtti. İşlem tamamen ağrısız ve güvenli olup, bebekten iğne alınmasına veya herhangi bir müdahale yapılmasına gerek bulunmuyor. Test sırasında, bebeğin parmağına veya ayağına küçük bir sensör takılarak kanındaki oksijen seviyeleri ölçülüyor. Bu sayede semptom göstermeyen ciddi kalp sorunları erken dönemde saptanabiliyor ve gerekli takip veya tedaviye hızlı şekilde başlanabiliyor.

83 yaşındaki Mustafa Kafa İzmir’de ayağını kaybetmeden sağlığına kavuştu
83 yaşındaki Mustafa Kafa İzmir’de ayağını kaybetmeden sağlığına kavuştu
İçeriği Görüntüle

Okumuş, programın 1 Temmuz 2026 itibarıyla tüm kamu, özel ve üniversite hastanelerinde zorunlu hale geleceğini açıkladı. Programın, sağlık kuruluşlarının yenidoğan ünitelerinde rutin uygulama haline gelmesiyle, bebeklerin hayatını tehdit eden kalp hastalıklarının zamanında fark edilmesi ve olası komplikasyonların önlenmesi hedefleniyor.

Sağlık yetkilileri, taramanın sadece bebekler için değil, aileler açısından da büyük önem taşıdığını vurguluyor. Program sayesinde aileler, bebeklerinin kalp sağlığıyla ilgili endişelerini erken dönemde giderebilecek ve herhangi bir risk söz konusu olduğunda hızlı şekilde yönlendirme alabilecek.

Bu uygulama, Türkiye’de yenidoğan taramalarında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, kritik doğuştan kalp hastalıklarının erken tespiti sayesinde ileride ciddi sağlık sorunlarının ve ölüm riskinin büyük ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor. Sağlık Bakanlığı, program kapsamında tüm hastaneleri gerekli cihaz ve eğitimle donatarak uygulamanın etkin bir şekilde yürütülmesini sağlayacak.