Uykuda konuşma, parasomni adı verilen uyku sırasında ortaya çıkan davranışlar grubuna girer. Beynin bazı bölgeleri dinlenme moduna geçerken konuşma ve ses üretiminden sorumlu alanlar kısmen aktif kalabilir. Bu nedenle fısıltı, anlamsız mırıldanmalar ya da anlaşılır cümleler duyulabilir. Kişi çoğunlukla sabah hiçbir şey hatırlamaz.
Uyku döngüsü yaklaşık 90 dakikalık evrelerden oluşur ve gece boyunca birkaç kez tekrar eder. Derin uyku evrelerinde konuşmalar daha çok anlaşılmaz sesler şeklinde duyulurken, gece ilerledikçe uyku hafiflediğinde daha net kelimeler ortaya çıkabilir. Bu durum rüyalarla ilişkili olabilse de her zaman rüya içeriğini yansıtmaz.
Nedenleri ve tetikleyici faktörler
Uyku düzenini bozan faktörler konuşma ihtimalini artırabilir. Uyku bölünmeleri ve düzensiz saatler, beynin uyku evreleri arasında geçişini zorlaştırabilir. Jet lag, uykusuzluk, uyku apnesi, alkol kullanımı ya da ateş gibi durumlar uyku kalitesini etkileyerek gece konuşmalarını tetikleyebilir. Beyin tam anlamıyla dinlenemediğinde istemsiz tepkiler ortaya çıkabilir.
Psikolojik yük de burada önemli bir rol oynar. Yoğun stres, kaygı, zihinsel yorgunluk ve bastırılan duygular sinir sistemini sürekli tetikte tutabilir. Gün içinde ifade edilemeyen düşünceler, gece zihinsel aktivitenin sürmesine neden olabilir. Bazı uzmanlara göre uykuda konuşma, zihnin gün içinde yaşananları işlemesi sırasında ortaya çıkan bir yan etkidir.
Ne zaman uzmana başvurmalı?
Uykuda konuşma çoğu zaman zararsızdır ve genellikle kısa süreli epizotlar halinde görülür. Çocuklarda daha sık rastlanması ve aile içinde benzer öykülerin bulunması genetik yatkınlığı düşündürür. Konuşmalar çoğunlukla rastgele kelimelerden oluşur ve bilinçli düşünceleri yansıtmaz.
Ancak yetişkinlikte aniden başlaması, yoğun korku, bağırma ya da şiddetli hareketlerle birlikte görülmesi durumunda altta yatan bir uyku bozukluğu söz konusu olabilir. Uyurgezerlik, gece terörü ya da REM davranış bozukluğu ile birlikte ortaya çıkması halinde bir uzmana başvurmak faydalı olabilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, stres seviyesini azaltmak ve uyku hijyenine dikkat etmek epizotların azalmasına yardımcı olabilir.




