Petrol piyasalarında ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını artırması ve bölgedeki karşılıklı misilleme açıklamaları, arz güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Özellikle küresel petrol ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik, yatırımcıların risk algısını yükseltti. Brent petrol vadeli işlemleri, gelişmelerin etkisiyle gün içinde yaklaşık yüzde 4,2 artarak varil başına 98 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, bölgede süren gerilimin enerji arz-talep dengesini daha da kırılgan hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı endişesi piyasaları baskılıyor
Küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, piyasada “arz kesintisi” riskini güçlendirdi. Bölgedeki askeri hareketliliğin kısa vadede azalmasının beklenmediği ifade edilirken, enerji piyasalarında tedirginlik artıyor. İran tarafında ise Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Press TV, İran’ın bir Amerikan hava üssünü hedef aldığını duyurdu. Söz konusu açıklama, karşılıklı saldırı iddialarını daha da artırırken, bölgedeki tansiyonun düşmediğine işaret etti.
Körfez’de güvenlik riski genişliyor
Gerilim yalnızca ABD-İran hattıyla sınırlı kalmazken, Körfez ülkelerinde de güvenlik önlemleri artırıldı. Kuveyt Hava Savunma Kuvvetleri, ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı tehditlerine karşılık verildiğini açıkladı. Bu gelişme, bölgedeki riskin daha geniş bir alana yayılabileceği endişesini beraberinde getirdi. Enerji piyasası uzmanları, mevcut gelişmelerin küresel petrol arzında kırılganlığı artırdığını ve fiyatlarda oynaklığın sürebileceğini belirtiyor.
Enerji piyasasında “savaş primi” tartışması
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un daha önce yaptığı, ticari petrol stoklarının hızlı şekilde azaldığına yönelik uyarılar da yeniden gündeme geldi. Uzmanlara göre, mevcut jeopolitik riskler enerji piyasalarında arz baskısını daha da artırıyor. Analistler, gerilimin devam etmesi halinde petrol fiyatlarında 100 dolar seviyesinin aşılabileceğini ve piyasada “savaş primi” etkisinin kalıcı hale gelebileceğini değerlendiriyor.




