Ferhan Şensoy’un yıllar önce çekilen “Pardon” filmini aratmayan olay Antalya’da yaşandı. Emlakçılık yapan Ali Süslü, isim benzerliği nedeniyle hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu gerekçesiyle polis tarafından karakola çağrıldı. Hakkındaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Süslü, suçunun ne olduğunu bilmediğini belirtmesine rağmen cezaevine gönderildiğini öne sürdü. Yeni ameliyat geçirdiğini belirten Süslü, L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 10 gün kaldıktan sonra, hakkında işlem yapılan kişinin kendisi olmadığının ortaya çıktığını ve tahliye edildiğini anlattı.
“Suçumun ne olduğunu hala bilmiyordum”
Yaşadığı süreci anlatan Süslü, olayın karakola çağrılmasıyla başladığını söyledi. Ameliyatlı olmasına rağmen polis çağrısına uyarak karakola gittiğini belirten Süslü, burada hakkında bir hapis kararı bulunduğunu öğrendiğini ifade etti. Süslü,
“Polis memuru beni aradı ve ‘Bir imza işiniz var. Lütfen karakola gelin’ dedi. Ameliyatlı olduğum halde oraya gittim. Suçumun ne olduğunu sordum. İçeriğini göremediği için ‘Mahkemeye çıkacaksın’ dedi. Beni de oradan adliyeye götürdüler ve nezarete koydular”
dedi. Cezaevine gönderilmeden önce de suçunun ne olduğunu sorduğunu belirten Süslü, “Yeni ameliyat oldum, beni neden tutuyorsunuz, suçum nedir?” diye sorduğunu ancak kendisine kesinleşmiş cezası olduğu ve bu cezayı çekmesi gerektiğinin söylendiğini aktardı. Süslü, daha sonra L Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldüğünü ve burada 10 gün kaldığını öne sürdü.

Gerçek psikolog görüşmesinde ortaya çıktı
Süslü’nün iddiasına göre yaşanan yanlışlık, cezaevinde gerçekleştirilen psikolog görüşmesi sırasında fark edildi. Dokuzuncu gün psikoloğa götürüldüğünü belirten Süslü, burada kimlik bilgilerinin incelenmesiyle hakkında işlem yapılan kişinin kendisi olmadığının ortaya çıktığını söyledi. Süslü, o anları şöyle anlattı:
“Psikolog bana sorular sordu ve ‘Suçunuz zaten belli’ dedi. Ben de ‘Suçumun ne olduğunu hâlâ bilmiyorum’ dedim. Psikolog bilgisayarı açtığında ‘Ali Süslü evet, isim benim, fakat T.C. kimlik numaraları aynı değil’ dedi. Gülmeye başladılar.”
Kimlik bilgilerindeki farklılığın fark edilmesinin ardından tahliye edilmesini istediğini belirten Süslü, kendisine aynı gün çıkamayacağının söylendiğini ifade etti. Süslü,
“Bana ‘Özür dileriz, seni bırakamayız ve bir hata oldu, bunun için de özür dileriz’ dediler. Beni 1 gün sonra tahliye ettiler”
diye konuştu.
“Hayatım altüst oldu”
Yaşadığı olayın yalnızca özgürlüğünden mahrum kalmasına değil, iş hayatına ve sosyal çevresine de zarar verdiğini belirten Süslü, cezaevine girmesinin ardından hakkında çeşitli söylentiler çıktığını öne sürdü. Emlak sektöründe çalıştığını belirten Süslü, “Bazı müşterileri dolandırdığım için bu cezayı yattığım söylentileri çıkmış. Şu an hiçbir yerde çalışamıyorum. Yaptığım sözleşmeler de iptal oldu” dedi. Yaşananların psikolojik ve ekonomik açıdan kendisini olumsuz etkilediğini ifade eden Süslü, “Hayatım altüst oldu bir yanlış yüzünden. 10 gün boyunca ben olmadığımı polise, jandarma kolluğuna, yattığım cezaevindeki gardiyanlara söyledim. Kimse ilgilenmedi” diye konuştu.
Görevliler hakkında suç duyurusunda bulundu
Hakkında işlem yapılan kişinin kendisi olmadığını 10 gün boyunca dile getirdiğini savunan Süslü, tahliyesinin ardından kendisine özür dilendiğini söyledi. Süslü,
“Cezamı yattıktan sonra ‘Pardon, özür dileriz’ deyip hastaneden bıraktılar. 10 gün boyunca bilmediğim suçtan yatmam çok ağrıma gitti. Suçsuz yere 10 gün ceza çektim, itibarım kayboldu”
ifadelerini kullandı. Yaşadıklarının ardından Süslü’nün hata yaptığını öne sürdüğü görevliler hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Süslü ayrıca yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açmaya hazırlanıyor.




