Türkiye’nin de katıldığı Uluslararası Çalışma Konferansı’nda, son yıllarda hızla büyüyen kurye ve teslimat sektörüne ilişkin önemli bir karar alındı. Kurye ve platform çalışanlarının çalışma koşullarını düzenlemeyi amaçlayan ilk uluslararası sözleşme kabul edildi.
Yeni düzenleme ile özellikle dijital platformlar üzerinden çalışan kuryelerin sosyal haklarının korunması, iş güvenliği risklerinin azaltılması ve çalışma hayatında daha güçlü bir hukuki zemine kavuşmaları hedefleniyor. Henüz hiçbir ülke tarafından imzalanmayan sözleşmenin Türkiye tarafından onaylanması halinde, kurye çalışanlarını ilgilendiren mevzuatta yeni düzenlemeler yapılması bekleniyor.
Kurye mesleği için yeni dönem hazırlığı
Son yıllarda internet alışverişinin ve hızlı teslimat hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kurye sektörü büyük bir büyüme yaşadı. Ancak sektörde çalışanların önemli bir bölümü, çalışma statüsü konusunda belirsizliklerle karşı karşıya kaldı. Bazı kuryeler kendi hesabına çalışan esnaf olarak değerlendirilirken, bazıları platform şirketleriyle bağlantılı şekilde faaliyet gösteriyor. Ankara Kuryeler Esnaf Odası Başkanı Ramazan Akpınar, kabul edilen sözleşmenin kurye mesleği açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Akpınar,
“Bu sözleşme, platform çalışanlarının tüm sosyal haklarını korumayı amaçlıyor. En büyük mağduriyeti yaşayan kesimlerden biri, esnaf mı işçi mi olduğu net olarak tanımlanamayan kurye mesleği”
ifadelerini kullandı. Sözleşmenin henüz yeni olduğunu belirten Akpınar, ilerleyen süreçte düzenlemenin kuryelerin lehine olacak şekilde uygulanacağına inandığını söyledi.
Haksız işten çıkarmalara karşı koruma
Yeni uluslararası sözleşmenin en dikkat çeken başlıklarından biri de kuryelerin iş güvencesine ilişkin düzenlemeler oldu. Düzenlemeyle birlikte platform çalışanlarının herhangi bir gerekçe gösterilmeden işten çıkarılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Özellikle dijital uygulamalar üzerinden çalışan kuryelerin, platform şirketleri tarafından tek taraflı şekilde sistem dışı bırakılması veya hesaplarının kapatılması gibi sorunların daha güçlü hukuki denetime tabi olması bekleniyor. Bu kapsamda çalışanların haklarını koruyacak mekanizmaların oluşturulması hedefleniyor.
Tehlike anında işi durdurma hakkı
Kurye çalışanlarının en çok karşılaştığı sorunlardan biri ise iş güvenliği. Motosikletle yoğun trafikte çalışan kuryeler; hava koşulları, trafik kazaları, araç güvenliği ve zaman baskısı gibi birçok riskle karşı karşıya kalabiliyor. Ayrıca bazı durumlarda motosikletlerin gasp edilmesi, taşınan ürünlerin çalınması veya çalışanların saldırıya uğraması gibi olaylar da yaşanabiliyor. Yeni sözleşmeyle, ciddi ve yakın bir tehlike bulunması halinde çalışanlara işi durdurma hakkı verilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeyle kuryelerin, hayatlarını riske atan durumlarda çalışmaya devam etmeye zorlanmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Türkiye onaylarsa mevzuat değişecek
Uluslararası Çalışma Konferansı’nda kabul edilen sözleşme, henüz uygulamaya geçmiş değil. Sözleşmenin yürürlüğe girebilmesi için ülkelerin kendi hukuk süreçleri içerisinde onay vermesi gerekiyor. Türkiye’nin sözleşmeyi kabul etmesi halinde, kurye ve teslimat sektörünü ilgilendiren çalışma mevzuatında yeni düzenlemeler yapılması bekleniyor. Bu kapsamda kuryelerin sosyal güvenlik hakları, iş güvenliği yükümlülükleri ve platform şirketlerinin sorumlulukları yeniden ele alınabilir.
Sektörde gözler yeni düzenlemede
Milyonlarca teslimatın gerçekleştirildiği kurye sektörü, dijital ekonominin en hızlı büyüyen alanlarından biri haline gelirken, çalışanların hakları da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Uzmanlara göre yeni sözleşme, yalnızca kuryeler için değil, uygulamalar ve dijital platformlar üzerinden çalışan tüm emekçiler için yeni bir çalışma düzeninin başlangıcı olabilir. Türkiye’de uygulanması halinde, kuryelerin çalışma koşullarında ve işveren-platform ilişkilerinde önemli değişiklikler yaşanması bekleniyor.




