SAĞLIK

Kumar bağımlılığı her geçen yıl artıyor: En büyük risk kimlerde?

Türkiye'de kumar bağımlılığı son yıllarda hızla artarken, Yeşilay'a 2024 yılında kumar bağımlılığı nedeniyle yapılan başvurular ilk kez alkol ve uyuşturucu bağımlılığı başvurularının toplamını geride bıraktı. Uzmanlar, dijital bahislerin yaygınlaşması, ekonomik zorluklar ve kolay erişimin bağımlılığı tetiklediğine dikkat çekiyor.

Abone Ol

Türkiye'de kumar bağımlılığı son yıllarda önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Yeşilay'ın verilerine göre, 2024 yılında kumar bağımlılığı nedeniyle yapılan tedavi başvuruları ilk kez alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Özellikle çevrim içi bahis platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bağımlılık vakalarının her geçen yıl arttığı belirtiliyor.

Kumar bağımlılığı nedir?

Kumar; para veya değerli bir varlığın daha büyük kazanç elde etme umuduyla riske atılması olarak tanımlanıyor. Kişinin bu davranışı kontrol edememesi, yaşadığı maddi ve sosyal sorunlara rağmen kumar oynamayı sürdürmesi ise "kumar bozukluğu" olarak değerlendiriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre dünyadaki yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 1,2'sinde kumar bozukluğu bulunuyor.

Dijital bahis bağımlılığı artırıyor

Kumar bağımlılığındaki artışın en önemli nedenlerinden birinin dijitalleşme olduğu belirtiliyor. Eskiden yalnızca fiziki bayiler üzerinden oynanabilen bahisler artık cep telefonları ve internet sayesinde günün her saatinde erişilebilir hale geldi.

Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi, dijital platformlara kolay erişimin bağımlılığı ciddi şekilde artırdığını belirtiyor. Şerbetçi'ye göre ekonomik kaygılar, kısa yoldan para kazanma isteği ve bireysel sorunlar da bağımlılığı besleyen diğer etkenler arasında yer alıyor.

Gençler en büyük risk grubunda

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül, kumar bağımlılığının her yaş grubunu etkileyebilmesine rağmen en büyük riskin gençlerde görüldüğünü belirtiyor. Başgül, Türkiye'de kumarla tanışma yaşının 14-15'e kadar düştüğünü ifade ediyor.

Yeşilay verilerine göre kumar oynayan kişilerin yüzde 71'i bu alışkanlığı 15-24 yaş arasında edinmeye başlıyor. Bilgisayar oyunlarında yer alan ödül kutuları, çevrim içi oyunlar ve internet sitelerindeki bahis reklamlarının da gençlerin kumarla erken yaşta tanışmasına neden olduğu belirtiliyor.

Aileleri de etkileyen bir bağımlılık

Klinik Psikolog Mert Şerbetçi, kumar bağımlılığının yalnızca bağımlı bireyi değil, tüm aileyi etkileyen bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Borçlanma, ekonomik çöküş, aile içi çatışmalar, boşanmalar ve sosyal ilişkilerin bozulması bağımlılığın en sık görülen sonuçları arasında yer alıyor. Şerbetçi, tedavi sürecinde aile desteğinin iyileşme açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.

"Çocuğuma harcayacağım parayı kumarda kaybettim"

Yeşilay aracılığıyla tedavi gören ve ismini paylaşmak istemeyen 37 yaşındaki Ali, yaklaşık 15 yıl önce futbol bahisleriyle başladığı kumarın zamanla hayatını tamamen kontrol altına aldığını anlatıyor. İnternet üzerinden bahis oynamanın kolaylaşmasıyla bağımlılığının giderek arttığını belirten Ali, bir-iki ev alabilecek kadar para kaybettiğini söylüyor.

Bağımlılık sürecinde ailesiyle ilişkilerinin bozulduğunu ifade eden Ali, "Çocuğuma harcayacağım parayı bile kumarda kaybediyordum" diyerek yaşadığı süreci özetliyor. Tedavi sırasında banka hesaplarını eşinin kontrolüne açtığını anlatan Ali, bu yöntemin kumar oynama isteğini kontrol etmesine yardımcı olduğunu belirtiyor. Bir yıl içerisinde hem borçlarını kapattığını hem de ailesiyle yeniden sağlıklı bir yaşam kurabildiğini ifade ediyor.

Kadınlar tedaviye daha az başvuruyor

Yeşilay verilerine göre kadınlar da kumar bağımlılığı riski taşımasına rağmen tedavi başvurularında büyük bir fark bulunuyor. Kumar bağımlılığı tedavisi için YEDAM'a başvuranların yalnızca yüzde 2'sini kadınlar oluşturuyor. Mert Şerbetçi, bunun en önemli nedenleri arasında toplumsal baskılar, damgalanma korkusu ve yardım istemekte yaşanan çekincelerin bulunduğunu ifade ediyor.

Koruyucu politikalar öne çıkıyor

Prof. Dr. Şaziye Senem Başgül ve Klinik Psikolog Mert Şerbetçi, kumar bağımlılığıyla mücadelede bireysel tedavinin yanı sıra koruyucu politikaların da büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Bahis reklamlarının sınırlandırılması, gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılması ve dijital kumar platformlarının daha sıkı denetlenmesi öneriliyor.

Öte yandan Glasgow Üniversitesi Kumar Araştırmaları ve Politikaları Profesörü Heather Wardle, Norveç'teki uygulamayı örnek gösteriyor. Wardle, bu ülkede çevrim içi kumar hesaplarının merkezi bir sistem üzerinden takip edildiğini, aylık belirli bir kayıp limitine ulaşan kullanıcıların hesaplarının otomatik olarak geçici süreyle kapatıldığını belirtiyor.

Uzmanlara göre kumar bağımlılığı, erken fark edilmesi ve profesyonel destek alınması halinde tedavi edilebilen bir bağımlılık türü olsa da müdahale edilmediğinde hem bireyin hem de ailesinin yaşamını derinden etkileyebiliyor.