Kripto para piyasasında yatırımcıların dijital varlıkları değerlendirme biçimini değiştirebilecek yeni bir model öne çıkıyor. Bitwise Yatırım Direktörü Matt Hougan, Bitcoin dışındaki piyasada protokol gelirlerinin giderek doğrudan yerel tokenların değerine yansıtıldığı bir yapıya geçildiğini belirtti. Hougan, yatırımcıların bu değişimi henüz tam olarak fiyatlamadığını ve bazı kripto varlıkların değerlemelerinin mevcut seviyelerin en az iki katına çıkabileceğini savundu.
Protokol gelirleri token talebine dönüşüyor
Hougan, Hyperliquid, Uniswap, Aave, Pump.fun ve Lighter gibi projeleri gelir ile token değeri arasındaki bağlantının güçlendiği örnekler arasında gösterdi. Bu protokollerde kullanıcıların ödediği işlem ve platform ücretlerinin bir bölümü token geri alımlarında kullanılabiliyor veya tokenlar dolaşımdan çıkarılabiliyor. Böylece ağın kullanımının artmasıyla elde edilen gelir, token arzını azaltan ya da tokena yönelik talebi artıran bir mekanizma oluşturuyor. Hougan, önümüzdeki 12 ila 24 aylık dönemde merkeziyetsiz finans uygulamaları (DeFi) ve birinci katman blockchain ağlarında da benzer gelir yakalama modellerinin yaygınlaşmasını beklediğini ifade etti.
Hyperliquid gelirinin büyük bölümünü HYPE için kullanıyor
Hyperliquid, protokol geliri ile token değeri arasındaki bağlantının en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Geçen yıl 800 milyon doların üzerinde gelir elde ettiği belirtilen platform, gelirinin yaklaşık yüzde 99'unu HYPE token alımı ve yakımı için kullandı. Platformun 6 Ağustos'ta açıkladığı verilere göre ikinci çeyrekte 169 milyon dolar gelir elde edilirken, bunun 141 milyon doları HYPE geri alımlarında kullanıldı. Bu uygulama, platformun faaliyetlerinden elde ettiği gelir ile tokena yönelik talep arasında doğrudan bir ilişki kurulmasını sağlıyor.
Uniswap ve Aave de token geri alımına yöneliyor
Uniswap da protokol gelirlerini token ekonomisiyle ilişkilendiren projeler arasında bulunuyor. Protokolün “UNIfication” adı verilen yeniden yapılanması kapsamında, 22 Aralık 2025'te ücret gelirlerinin UNI yakımlarını finanse edecek şekilde kullanılması onaylandı. Bu sistemde toplanan ücretler, UNI tokenlarının dolaşımdan çıkarılmasında kullanılabiliyor. Aave ise token geri alım programını genişleten projeler arasında yer alıyor. Aave DAO'nun programın ilk 10 ayında 205 binden fazla AAVE satın aldığı belirtildi. Aave kurucusu Stani Kulechov da haziran ayında, protokol ve GHO gelirlerinin yüzde 100'ünü AAVE tokenına yönlendiren yeni bir geri alım mekanizması tasarladıklarını açıkladı.
Kriptoda değerleme hesabı değişebilir
Hougan'a göre protokol gelirleri ile token değeri arasındaki bağlantının güçlenmesi, kripto varlıkların geleneksel finans piyasalarındaki yöntemlere daha yakın biçimde değerlendirilmesinin önünü açabilir. Bu modelin yaygınlaşması halinde yatırımcıların yalnızca token fiyatına, kullanıcı sayısına veya işlem hacmine değil, protokolün ne kadar gelir ürettiğine ve bu gelirin token ekonomisine nasıl aktarıldığına da bakması gerekecek. Ancak tokenların şirket hisselerinden önemli bir farkı bulunuyor. Token sahipleri, şirket hissedarlarında olduğu gibi şirketin nakit akışları üzerinde doğrudan yasal haklara sahip değil. Ayrıca token ekonomisinin topluluk kararlarıyla değiştirilebilmesi, bu modelleri geleneksel temettü ve hisse geri alımlarından ayırıyor.
Düzenleyici ortam da belirleyici olacak
Hougan, kripto projelerinin gelir paylaşımı modellerinden uzun süre uzak durmasının nedenlerinden birinin ABD'deki menkul kıymet mevzuatına ilişkin belirsizlikler olduğunu belirtti. Düzenleyici ortamın daha esnek hale gelmesinin, projelerin protokol gelirlerini tokenlarla ilişkilendiren yeni modeller geliştirmesini kolaylaştırabileceğini savundu. Bu dönüşümün gerçekleşmesi halinde kripto piyasasında değerleme kriterlerinin de değişmesi bekleniyor. Yatırımcıların yalnızca bir tokenın piyasa fiyatına değil, arkasındaki protokolün ürettiği gelire ve bu gelirin token sahiplerine nasıl yansıdığına odaklanması gündeme gelebilir. Hougan'ın bazı kripto varlıkların değerlemelerinin iki katına çıkabileceği yönündeki öngörüsü ise piyasanın bu yeni gelir modelini henüz tam olarak fiyatlamadığı varsayımına dayanıyor.





