İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın havacılıkta kadın temsiline dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği ‘Sabiha Gökçen’in İzinde’ motivasyon serisinin üçüncü buluşması, havalimanı terminal binasında düzenlendi. Etkinlikte, havalimanı ekosistemindeki kamu kurumları, iş ortakları ve paydaş kuruluşların kadın yöneticileri bir araya geldi.

Kadın temsiline dair güncel veriler paylaşıldı

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, havacılık sektöründe kadın temsiline ilişkin küresel verileri paylaştı. Güven, havacılıkta kadın oranının yüzde 26–30 bandında olduğunu ancak bu yoğunluğun daha çok yer hizmetleri ve kabin ekibi rollerinde görüldüğünü belirtti.

Ticari pilotların dünya genelinde yalnızca yüzde 6’sının kadınlardan oluştuğunu ifade eden Güven, teknik ve bakım alanlarında bu oranın yüzde 3–4 seviyelerine kadar düştüğünü söyledi. Liderlik pozisyonlarında da kadınların önünde “cam tavan” engelinin sürdüğüne dikkat çekti.

Bu vizyonu görünür kılmak bizim görevimiz

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın üst yönetiminde kadın temsil oranının yüzde 50 olduğuna dikkat çeken Güven,

“Bu oran küresel standartların oldukça üzerinde bir duruş sergiliyor. Havacılıkta kadınların etki alanı, sayılarının çok ötesinde. Bizim görevimiz bu eşsiz vizyonu görünür kılarak yeni nesillere yol göstermek”

Giresun’dan yürüyerek Umre’ye: İbrahim Çakır’ın inanç yolculuğu Bayburt’ta devam ediyor
Giresun’dan yürüyerek Umre’ye: İbrahim Çakır’ın inanç yolculuğu Bayburt’ta devam ediyor
İçeriği Görüntüle

dedi.

Güven, Sabiha Gökçen’den miras kalan vizyonu yaşatmaya, havacılıkta başarıya koşan kadınların ilham veren hikâyelerini geleceğe taşımaya devam edeceklerini vurguladı.

Küçücük bir adım bile cesarettir

Etkinliğin söyleşi bölümünde konuşan Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu ise Hava Harp Okulu’na kabul edilen ilk kadın öğrencilerden biri olmanın sorumluluğuna değindi. Munanoğlu,

“1992 yılında 13 kız öğrenci olarak okula girdiğimizde bize inananlar kadar engel olmaya çalışanlar da vardı. Erkeklerin bir birim çalıştığı yerde bizlerin 5–10 katı emek vermesi gerekiyordu”

dedi.

Asıl mesele sınırları aşmak

Ses duvarını aşmanın bir metafor olduğunu dile getiren Munanoğlu, bunun hayattaki karşılığının sınırları aşmak olduğunu belirtti.

“Cam tavanın varlığını düşünmek yerine yok sayarak yürümek bazen daha güçlü bir adımdır”

diyen Munanoğlu, 17 yaşında gökyüzüyle kurduğu bağın kendisini yıllar boyunca Hava Kuvvetleri’nde jet pilotu olarak hizmet etmeye taşıdığını ifade etti.