Dünyanın en uzun yaşayan toplumlarından bazılarının uyguladığı “hara hachi bu” alışkanlığı yeniden gündeme geldi. Bu yöntemin, yemek yerken tam doymadan durmayı esas aldığı belirtildi. Yaklaşımın temelinde ise kişinin vücudunun sinyallerini dinlemesi ve aşırı yemekten kaçınması yer alıyor. Uzmanlar, bu yöntemin bir diyet olmadığını, aksine uzun vadede sürdürülebilir bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi gerektiğini vurguluyor.
Daha az yemek daha fazla fayda sağlıyor
Araştırmalarda, bu yöntemi uygulayan kişilerin genel olarak daha az kalori tükettiği ifade edildi. Buna bağlı olarak kilo artışının daha sınırlı olduğu ve vücut kitle indeksinin daha düşük seviyelerde seyrettiği aktarıldı. Ayrıca bazı bulgular, bu alışkanlığı benimseyen bireylerin daha sağlıklı ve dengeli besinleri tercih etme eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, porsiyon kontrolünün sağlanmasının ve aşırı yemekten kaçınılmasının, uzun vadede genel sağlık üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Bilinçli yeme alışkanlığı öne çıkıyor
Yöntemin, “bilinçli yeme” anlayışıyla örtüştüğü belirtildi. Bu yaklaşımda yemek sırasında dikkatin dağılmaması ve yemeğin farkında olunması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle televizyon, telefon ya da bilgisayar gibi ekranlar karşısında yemek yemenin farkında olmadan daha fazla kalori alımına yol açtığını ifade etti. Bir diyetisyenin, “Yemek hakkında çok konuşuyoruz ama çoğu zaman gerçekten keyfini çıkarmıyoruz” sözleri de bu noktada dikkat çekti.
Günlük hayatta kolayca uygulanabiliyor
“Hara hachi bu”nun günlük hayata uygulanmasının oldukça kolay olduğu belirtilirken, yöntemin temelinde yemek yerken yavaşlamak ve yüzde 80 doygunluk seviyesinde durmak yer alıyor. Bu seviyenin, kişinin kendini rahat ama aşırı dolu hissetmediği nokta olduğu ifade ediliyor. Ayrıca yemek sırasında dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak durmanın, hem porsiyon kontrolünü kolaylaştırdığı hem de daha sağlıklı seçimler yapılmasına katkı sağladığı vurgulanıyor. Uzmanlar, bu alışkanlığın katı kurallar içermediğini, aksine esnek ve sürdürülebilir bir yaklaşım sunduğunu belirtiyor.





