Bilim insanları, Kovid-19’a neden olan virüsün BA.3.2 ya da Cicada olarak adlandırılan yeni varyantının özellikle çocuklar arasında daha yaygın görülebileceğini belirtiyor. Ancak uzmanlara göre bu varyant, ne çocuklarda ne de yetişkinlerde daha ağır hastalığa yol açmıyor. ABD’de Kovid-19 dolaşımı düşük seviyelerde seyretse de Omicron varyantının bir alt kolu olan BA.3.2’nin yayılımı izlenmeye başlandı. Avrupa'da ise son aylardaki Kovid-19 vakalarının yaklaşık yüzde 30'unun 'Cicada' varyantı nedeniyle olduğu belirtiliyor. Yeni varyantın Türkiye'de görüldüğüne dair herhangi bir resmi rapor bulunmamakta. Cicada adı verilen bu varyant, adını yıllarca ortadan kaybolup yeniden ortaya çıkan ağustos böceklerinden alıyor.
BA.3.2’nin küresel tespiti
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre varyant 23 ülkede tespit edildi ve ABD’de 25 eyalette atık su analizlerinde izine rastlandı. Uzmanlar, testlerin pandemi dönemine göre azalması nedeniyle varyantın gerçek yayılımının daha geniş olabileceğini belirtiyor.
Aşı ve bağışıklık durumu
Uzmanlar mevcut aşıların bu varyanta karşı belirli düzeyde koruma sağlamaya devam ettiğini düşünüyor. Bilim insanları, BA.3.2’nin şu aşamada önemli bir tehdit oluşturmadığını ve aşıların güncellenmesini gerektirecek bir durumun net olmadığını ifade ediyor.
50'den fazla mutasyona sahip
Araştırmalar, BA.3.2’nin yaklaşık 50’den fazla mutasyon içerdiğini ve önceki varyantlara kıyasla bağışıklıktan kısmen kaçabilme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Ancak hücrelere tutunma kapasitesinin zayıflamış olması, yayılımını sınırlayan bir faktör olarak değerlendiriliyor. Veriler, bu varyantın özellikle 3 ila 15 yaş arası çocuklarda daha etkili olabileceğine işaret ediyor. New York’tan elde edilen analizlerde, çocukların BA.3.2 ile enfekte olma ihtimalinin diğer varyantlara kıyasla yaklaşık 5 kat daha yüksek olduğu görüldü.
Çocukların enfekte olma ihtimali 5 kat daha yüksek
Bilim insanları, çocuklarda bağışıklığın daha hızlı zayıflaması, virüsün bağışıklık sistemini tetikleyen bazı gen bölgelerinin eksik olması ve çocukların daha sınırlı bağışıklık geçmişine sahip olmasını olası nedenler arasında değerlendiriyor.




