SAĞLIK

İzmir’de bilim insanlarından kemik erimesine karşı umut veren proje

İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde görev yapan 5 bilim insanı, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz tedavisine yönelik yeni bir ilaç geliştirmek için çalışmalara başladı.

Abone Ol

Kalça, omurga ve el bileği kırıkları başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açan hastalığa karşı umut vadeden proje, TÜBİTAK tarafından sağlanan 3 milyon liralık destekle yürütülecek ve 24 ayda tamamlanacak.

50 bin ilaç molekülü incelenecek

Uluslararası iş birliği kapsamında Malta Üniversitesi araştırmacılarının da katkı sunduğu projede, öncelikle osteoporozla ilişkili genler üzerinde biyokimyasal analizler yapılacak.

Ardından farklı hastalıklar için kullanılan ilaçların, osteoporoz tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağını belirlemek amacıyla 50 bin ilaç molekülü incelenecek. Bu süreçte yapay zeka destekli özel modelleme sistemi kullanılacak.

Zebra balığı modeliyle test edilecek

Araştırmanın son aşamasında ise tedaviye aday ilaçlar, laboratuvar ortamında osteoporoz oluşturulan zebra balıkları üzerinde denenecek.

Balıkların kemik yapısında oluşturulan değişim sonrası uygulanacak ilaçların, kemiklerde iyileşme sağlayıp sağlamadığı analiz edilecek.

Alanında uzman ekip görev alıyor

Proje; İEÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Fırtına yürütücülüğünde gerçekleştirilecek.

Çalışmada ayrıca şu isimler yer alıyor:

  • Doç. Dr. Cihangir Yandım

  • Prof. Dr. Metiner Tosun

  • Doç. Dr. Elif Barış

  • Doç. Dr. Kaya Oğuz

“200 milyon kişiyi etkiliyor”

Çalışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Zeynep Fırtına, osteoporozun dünya genelinde yaklaşık 200 milyon kişiyi etkilediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Osteoporoz, çoğu zaman sadece kemik yoğunluğundaki azalma olarak algılanıyor; oysa hastaların günlük yaşamında çok daha derin etkiler oluşturan bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu hastalık, kişinin en basit hareketlerini bile çekinerek yapmasına neden olabiliyor. Yürümek, eğilmek, eşya taşımak ya da tek başına dışarıya çıkmak gibi sıradan görülen davranışlar, zamanla ciddi bir kaygı kaynağına dönüşebiliyor. Kırık riskiyle yaşamak, hastalarda yalnızca fiziksel değil, duygusal ve sosyal açıdan da önemli bir yük oluşturuyor.”

“Bilgiyi somut faydaya dönüştürmek istiyoruz”

Projenin hedeflerine ilişkin konuşan Fırtına, şu değerlendirmede bulundu:

“Çalışmamızın en önemli yönlerinden biri; farklı hastalıklar için kullanılan geleneksel ilaçların, osteoporoz tedavisinde de değerlendirilme potansiyelini araştıracak olmamız. Yapay zeka destekli modelleme sistemi sayesinde çok sayıda ilaç molekülünü inceleyerek, süreci hem hızlandırmayı hem de daha güçlü adaylara ulaşmayı amaçlıyoruz. Ardından elde edeceğimiz verileri, deneysel modellerle destekleyerek bilimsel açıdan sağlam bir sonuç ortaya koymak istiyoruz. Amacımız, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bu hastalık karşısında, yaşam kalitesini artırabilecek yenilikçi bir yaklaşım ortaya koymak ve bilimsel bilgi üretimini somut faydaya dönüştürmek.”

İzmir’de yürütülen bu çalışma, osteoporoz tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek potansiyel projeler arasında gösteriliyor.