İzmir Milli Kütüphane ile İzmir Büyükşehir Belediyesi APİKAM iş birliğinde hazırlanan “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisi, 18 Eylül’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde kapılarını açacak. Saat 18.00’de başlayacak açılışın ardından sergi, 15 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek. Sergide İzmir Milli Kütüphane’nin koleksiyonundan seçilen 26 el yazması, iki taş baskı ve 33 matbu kitap olmak üzere toplam 61 eser yer alacak. Eserler, yazarları, basım tarihleri, konuları, süslemeleri ve yazma ile eski harfli basma kitap geleneğindeki özellikleri dikkate alınarak oluşturulan özel bir seçkiyle belirlendi.
Müteferrika baskıları da sergide yer alacak
Sergide İstanbul ve İzmir’in yanı sıra Paris, Basel, Venedik ve Leipzig gibi farklı merkezlerde basılmış eserler de ziyaretçilerle buluşacak. Seçkinin dikkat çeken bölümlerinden birini ise Osmanlı döneminde Türkçe kitap basımının öncülerinden İbrahim Müteferrika’nın matbaasında basılan eserler oluşturacak. İzmir Milli Kütüphane koleksiyonunda bulunan 17 Müteferrika baskısından beşi sergide yer alacak. Böylece ziyaretçiler, Osmanlı’da matbaacılık ve yayıncılık tarihinin önemli örneklerinden bazılarını yakından inceleme fırsatı bulacak.
Yüzyıllar öncesinden eserler İzmir’de
Serginin en dikkat çekici parçaları arasında Enverî tarafından 1464-1465 yıllarında manzum olarak kaleme alınan Düstûrnâme-i Enverî de bulunuyor. Türk kültürü ve Osmanlı tarihinin en eski kaynaklarından biri kabul edilen eserin bir el yazması nüshası Fransa Milli Kütüphanesi’nde de yer alıyor. Kâtip Çelebi’nin 17’nci yüzyılın ikinci yarısında kaleme aldığı Cihannüma’nın, İbrahim Müteferrika matbaasında 1732 yılında basılan nüshası da sergide görülebilecek. Türkçe coğrafya literatürünün önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Cihannüma’nın bu baskısı, Osmanlı matbaa tarihinin dikkat çeken örnekleri arasında bulunuyor.
Gutenberg döneminden Aristoteles eserine
Sergide matbaacılık tarihinin gelişimini göstermesi açısından farklı bir eser daha öne çıkıyor. Johannes Gutenberg’in hareketli metal harf teknolojisiyle başlayan matbaacılık devriminin ardından 1531 yılında Latince basılan Aristoteles’in Toplu Eserleri de seçkide yer alacak. Bunun yanı sıra Hasan Âşıkî’nin kaleminden çıkan nadir bir yazma Kur’an-ı Kerim nüshası da ziyaretçilerin karşısına çıkacak. El yazması, taş baskı ve matbu eserlerin aynı sergide buluşturulmasıyla ziyaretçilere farklı dönemlerin bilgi üretimi ve yayıncılık kültürünü bir arada görme imkanı sunulacak.
İzmir’in yazılı hafızası sergiye taşınıyor
Kökleri 19’uncu yüzyılın sonlarına uzanan İzmir Milli Kütüphane, yazma eserler, nadir basmalar, süreli yayınlar ve özel koleksiyonlarıyla kentin önemli hafıza kurumları arasında yer alıyor. APİKAM ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında hazırlanan serginin, kütüphanenin bugüne kadar geniş ölçekte kamuoyuna sunulmayan nadir eser koleksiyonunu görünür hale getirmesi amaçlanıyor. “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisi, yalnızca tarihi kitap ve yazmaları bir araya getirmekle kalmayacak; İzmir’in kitap kültürü, yayıncılık geçmişi ve yazılı mirasına ilişkin önemli bir seçkiyi de ziyaretçilerin ilgisine sunacak.




