LGBTİ+ dernekleri, aktivistler ve mekanlara yönelik 15 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda İzmir’de gözaltına alınan 18 kişiden 16’sı tutuklandı. Başsavcılığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 2 kişi hakkındaki karara da itiraz ettiği süreçte, tutuklananların avukatı ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Eş Başkanı Ahmet Rodi Polat, soruşturma dosyasındaki delillerin elde edilme biçimine ilişkin çeşitli iddialarda bulundu.

“Telefon şifreleri mahkeme kararı olmadan alındı”

T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre Ahmet Rodi Polat, gözaltına alınan kişilerin telefon şifrelerinin mahkeme kararı olmaksızın alındığını öne sürdü. Polat, telefon galerilerindeki fotoğraflar ile özel WhatsApp yazışmalarının seçilerek suçlamalara dayanak haline getirildiğini söyledi.

Soruşturma kapsamında kişilerin arkadaşlarıyla buluşmadan önce birbirlerine gönderdikleri mesajların dahi dosyaya dahil edildiğini belirten Polat, emniyette şüphelilere “Bu sen misin, bu mesajı sen mi attın, birilerinden para aldın mı?” şeklinde sorular yöneltildiğini aktardı.

Menderes’te Başkan Vekili Şen’den hafta sonu mesaisi: Mahalleleri gezdi, talepleri dinledi
Menderes’te Başkan Vekili Şen’den hafta sonu mesaisi: Mahalleleri gezdi, talepleri dinledi
İçeriği Görüntüle

“Özel yaşam suçlamaya dönüştürülmek isteniyor”

Polat, LGBTİ+’lara ait sosyal medya hesaplarının adli talimat olmaksızın “sanal devriye” yöntemiyle tarandığını ve özel yaşama ilişkin paylaşımların bağlamından koparılarak “müstehcenlik” ve “fuhuş” suçlamalarında kullanılmak istendiğini savundu.

Polat, yetişkinlerin rızaya dayalı özel yaşamının, cinsel yöneliminin, cinsiyet kimliğinin ve sosyal medya görünürlüğünün suç teşkil etmediğini belirterek, “Genel ahlak” gibi sınırları belirsiz kavramların özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmak için kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

Birbiriyle ilgisiz suçlamaların aynı soruşturmalarda bir araya getirilmesinin LGBTİ+’ların toplum nezdinde suçla özdeşleştirilmesine ve damgalanmasına neden olduğunu ileri süren Polat; eşitlik ve ayrımcılık yasağı, özel hayata saygı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini savundu.

Polat ayrıca devletin görevinin LGBTİ+’ları kriminalize etmek değil, ayrımcılık, nefret söylemi ve şiddete karşı korumak olduğunu söyledi.

AYM “sanal devriye” düzenlemesini iptal etmişti

Emniyet Genel Müdürlüğü personeline “sanal devriye” yetkisi, 2017 yılında 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda yapılan değişiklikle tanınmıştı. Düzenleme kapsamında polis, internet ortamında işlenen suçlarla ilgili Cumhuriyet başsavcılığının tespiti amacıyla çevrimiçi araştırma yapma yetkisine sahip olmuştu.

Ancak Anayasa Mahkemesi (AYM), 19 Şubat 2020 tarihli kararında söz konusu düzenlemeyi iptal etti. AYM, polisin internet ortamında genel nitelikli “sanal devriye” faaliyeti yürütmesine imkan sağlayan hükmün Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti.

Kaynak: Haber Merkezi