İzmir’de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 19 Mart tarihli operasyonların ardından düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle haklarında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması yöneltilen 22 üniversite öğrencisinin yargılanmasına başlandı. Sanıklar, İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

Duruşma, salonun fiziki kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda gerçekleştirildi. Mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan 4 öğrencinin tutuksuz devam etmek üzere tahliyesine karar verdi. Ayrıca, protestolara ilişkin dosyada yer alan kamera kayıtlarının kim tarafından alındığının belirlenmesi amacıyla İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına hükmedildi. Yargılama 6 Nisan 2026 tarihine bırakıldı.

Duruşmayı, sanık yakınlarının yanı sıra CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ile CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın da takip etti.

Delil tartışması yaşandı

Sanık müdafileri, dosyada bulunan ve olay günü kaydedildiği belirtilen görüntülerin kolluk tarafından elde edildiğini belirterek bu kayıtların hukuka aykırı yöntemlerle toplandığını ileri sürdü. Avukatlar, söz konusu delillerin dosyadan çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti ise bu istemi yerinde görmeyerek reddetti.

Mahkeme, ara kararında yalnızca tahliye taleplerini değerlendirmekle kalmadı; görüntü kayıtlarının kaynağının netleştirilmesi için de emniyete müzekkere yazılmasına karar verdi.

"Hapishanede ilaçlarımı verilmedi"

Tutuklu sanıklar savunmalarında, katıldıkları eylemlerin yasal çerçevede gerçekleştiğini, Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği iddia edilen sloganları atmadıklarını ve bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini ifade etti.

Sanıklar, eğitim gördükleri okul ve kaldıkları yurt adreslerinin açık olduğunu vurgulayarak kaçma şüphesinin bulunmadığını dile getirdi. Uzun süredir tutuklu olduklarını belirten öğrenciler, cezaevindeki koşullara ilişkin iddialarını da mahkeme huzurunda paylaştı. Koğuşların kapasitesinin üzerinde dolu olduğunu öne süren sanıklar, düzenli kullanmaları gereken ilaçlara erişimde sorun yaşadıklarını ve bu sürecin eğitim hayatlarını olumsuz etkilediğini kaydetti.

"Diktatör kelimesi hakaret değil"

Tutuksuz yargılanan sanıklar da savunmalarında protesto hakkını kullandıklarını, yasa dışı ya da hakaret içeren slogan atmadıklarını söyledi. Sanıklar, “Diktatör” kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki anlamına atıfta bulunarak Cumhurbaşkanı’na yönelik “diktatör” ifadesinin hakaret kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu. Sanıklar, yöneltilen suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu.

Bazı sanıklar ise duruşma salonunda Güvenlik Şube ve Terörle Mücadele (TEM) Şube’de görevli polislerin bulunduğunu belirtti. Gözaltı sürecinde şiddete maruz kaldıklarını öne süren bu sanıklar, söz konusu nedenle savunma yapmayacaklarını beyan etti. Sanık avukatlarının, ilgili polislerin salondan çıkarılması yönündeki talepleri mahkeme tarafından reddedildi.

Öğrenci-2

Dava 6 Nisan'a ertelendi

Savunmaların tamamlanmasının ardından Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tahliyesini talep etti. Savcı, esasa ilişkin mütalaasında ise sanıkların slogan attıklarının sabit olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarını istedi.

İzmir Barosu davasında 22 sanık beraat etti
İzmir Barosu davasında 22 sanık beraat etti
İçeriği Görüntüle

Mahkeme heyeti, ara karar kapsamında tutuklu 4 öğrencinin tahliyesine hükmetti. Bununla birlikte, kamera kayıtlarının kim tarafından alındığının tespit edilmesi için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına ve sanık müdafilerine esasa ilişkin savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesine karar verdi. Duruşma 6 Nisan 2026 tarihine ertelendi.

Kaynak: İzgazete