İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, kruvaziyer turizmi kapsamında taksilerin Efes, Meryem Ana ve çevredeki turistik noktalara yolcu taşımasına ilişkin yapılan açıklamalara tepki gösterdi.

Oda Başkanı Erkan Özkan tarafından yapılan değerlendirmede, seyahat acentacılığı ile ticari taksi taşımacılığının farklı hukuki alanlar olduğu vurgulandı. Özkan, taksicinin kendisine müracaat eden yolcuyu talep ettiği noktaya götürmesinin ve yolcunun isteği doğrultusunda beklemesinin tek başına “tur düzenlemek” anlamına gelmeyeceğini belirtti.

“Tur satmak başka, yolcu taşımak başka”

1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu kapsamında seyahat acentalarının faaliyet alanlarının belirli olduğunu ifade eden Özkan, taksi taşımacılığının ise bundan farklı olduğunu söyledi.

Özkan, “Bir seyahat acentasının program hazırlayarak tur organize etmesi, bunu pazarlaması ve satması ile ticari taksinin kendisine müracaat eden yolcuyu, yolcunun talebi doğrultusunda istediği noktaya taşıması aynı şey değildir” dedi.

Taksi esnafının tur programı veya paket tur satmadığını belirten Özkan, “Yolcu taksiye biner, gideceği yeri kendisi belirler. Efes’e gitmek ister Efes’e, Meryem Ana’ya gitmek ister Meryem Ana’ya götürülür. Yolcu kendisini getiren taksinin beklemesini ve daha sonra başka bir noktaya götürmesini isterse bu da yolcunun tercihidir” ifadelerini kullandı.

İzmir’de 19 Ağustos 2026 hava durumu
İzmir’de 19 Ağustos 2026 hava durumu
İçeriği Görüntüle

“Biz dernek değil, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşuyuz”

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın bir dernek olmadığının altını çizen Özkan, kurumun 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğunu söyledi.

Özkan, Odanın binlerce esnafı temsil ettiğini belirterek, kurumun ve temsil edilen esnafın haksız ithamlarla hedef alınmasına sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

“Kuşadası Aydın’da, İzmir’e nasıl bağlandığını anlamak mümkün değil”

Açıklamalarda Kuşadası üzerinden İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’na yönelik değerlendirmeler yapılmasını da eleştiren Özkan, Kuşadası’nın Aydın sınırları içerisinde bulunduğunu hatırlattı.

Özkan, “Aydın’a bağlı Kuşadası’ndaki uygulamaların İzmir’e ve İzmir taksi esnafına hangi gerekçeyle bağlandığını anlamak mümkün değildir” dedi.

“Taksimetreyi açıyoruz, açmak zorundayız”

Kruvaziyer gemileriyle İzmir’e gelen turistlerin taksi kullanması durumunda taksimetrenin çalıştırıldığını belirten Özkan, taksimetrenin açılmasının zaten yasal bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Özkan, taksicilerin bazı durumlarda yolcunun ve İzmir turizminin lehine kendi kazancından fedakârlık yapabildiğini belirterek, “Esnafımız yolcusunun aleyhine değil, lehine inisiyatif kullanmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Turizmin paydaşları birlikte çalışmalı”

Seyahat acentalarını rakip olarak görmediklerini belirten Özkan, turist rehberleri, seyahat acentaları, oteller, restoranlar, taksiciler ve kent esnafının turizm ekonomisinin tamamlayıcı unsurları olduğunu söyledi.

Özkan, “Turistin seyahat acentasından tur satın alma hakkı ne kadar doğal ve yasal ise limandan çıktığında bir ticari taksiye binerek kendi belirlediği noktaya gitmesi de o kadar doğaldır” dedi.

Taksi esnafının tur satmasını veya rehberlik yapmasını savunmadıklarını vurgulayan Özkan, yasal yolcu taşıma faaliyetinin “kaçak tur” veya “kaçak acentacılık” şeklinde nitelendirilmesini kabul etmediklerini belirtti.

“Sokak ağzıyla değil, kurumların ağırlığına yakışır şekilde konuşulmalı”

Özkan, açıklamalarında şahsına yönelik kullanılan bazı ifadeleri de eleştirdi.

“Fikir ayrılığı olabilir. Hukuki görüşler farklı olabilir. Herkes kendi görüşünü açıklayabilir” diyen Özkan, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşunun başkanına yönelik kullanılan dilin daha seviyeli olması gerektiğini söyledi.

Özkan, “Sokak ağzıyla konuşmak, haklı olduğunuzu göstermez” ifadelerini kullandı.

“Yapay zekaya değil, birbirimize soralım”

Karşı tarafın konuyu yapay zekaya sorduğunu belirtmesine de değinen Özkan, konunun doğrudan Oda ile iletişim kurularak çözülebileceğini savundu.

Özkan, “Keşke yapay zekadan aldığı cevabı kopyalayıp kamuoyuna sunmadan önce telefonu kaldırıp Odamızı arasaydı. Kendisine ne söylediğimizi, neyi savunduğumuzu ve İzmir’deki uygulamanın nasıl olduğunu anlatırdık. Belki o zaman mesele yapay zekaya ihtiyaç kalmadan, biraz da ‘yatay zekayla’; yani karşılıklı konuşarak, dinleyerek ve doğru bilgiyi kaynağından alarak çözülebilirdi” dedi.

Özkan açıklamasının sonunda Odanın tutumunu şu sözlerle özetledi:

“Biz tur satmıyoruz. Biz rehberlik yapmıyoruz. Biz seyahat acentacılığı yapmıyoruz. Biz taksiciyiz, yolcumuzu taşıyoruz.”

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın polemik yerine hizmet üretmeye, esnafın haklarını korumaya ve İzmir turizminin gelişmesine katkı sağlamaya devam edeceği belirtildi.

Kaynak: Bülten