Şehir hastanelerinin fiziki olarak büyük ve modern yapılar olduğuna işaret eden Yücel, bu yapıların içinde yeterli sayıda sağlık personeli bulunmadığını belirtti. Hekim eksikliği, randevu krizi ve artan iş yükünün sağlık çalışanlarını zorladığını vurgulayan Yücel, mevcut tablonun sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkilediğini ifade etti.
“Beton var ama insan gücü yok”
Yücel açıklamasında, şehir hastanelerinin gösterişli binalar olarak sunulduğunu ancak sağlık hizmetini sürdürecek insan kaynağının yetersiz kaldığını dile getirdi. Kamu-özel iş birliği modeliyle inşa edilen dev komplekslerin sağlık emekçilerinin yükünü artırdığını savunan Yücel, uzun koridorlar ve yüksek yatak kapasitesine karşın yetişemeyen doktorlar ve tükenmiş sağlık çalışanları bulunduğunu kaydetti.
“Asıl mesele sağlık çalışanını ülkede tutmak”
Sağlık sisteminde önceliğin bina yapmak değil, sağlık personelini ülkede tutmak olması gerektiğini belirten Yücel, güvenceli çalışma koşulları sağlanmadan, ücretler iyileştirilmeden ve sağlıkta şiddet sona erdirilmeden sistemin sürdürülebilir olmayacağını ifade etti. Yücel, sağlık hizmetlerinin ancak nitelikli ve mutlu sağlık çalışanlarıyla ayakta kalabileceğini sözlerine ekledi.




