Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi işbirliğiyle, TÜBİTAK destekli olarak yürütülen araştırma projesi denizlerdeki görünmeyen riski ortaya koydu.
Bir yıl boyunca dört mevsim boyunca toplanan midyeler üzerinde yapılan moleküler (PCR) analizlerde su kaynaklı parazitlere (Toxoplasma gondii ve Microsporidium spp.) rastlanmadı.
Ancak sonuçlar, farklı bir tehlikeye işaret etti. İncelenen midye havuzlarının %26.7’sinde Hepatit A virüsü (HAV), %30’unda ise Norovirüs (NoV) tespit edildi.
Virüslerin yoğunlaştığı bölgeler
Araştırmada virüslerin belirli istasyonlarda yoğunlaştığı belirlendi. Hepatit A virüsü taşıyan midyelerin ağırlıklı olarak Bayraklı, Bostanlı ve İnciraltı’ndan; Norovirüs saptanan örneklerin ise Degaj, İnciraltı, Mersin Körfezi ve Mordoğan’dan toplandığı rapor edildi.
Analizler ayrıca virüslerin midyenin doğrudan tüketilen etli kısmında daha fazla biriktiğini ortaya koydu. Bu durum, halk sağlığı açısından riskin boyutunu artıran kritik bir bulgu olarak değerlendirildi.
Bülent Şık’tan dikkat çeken değerlendirme
Araştırma sonuçlarını yorumlayan Gıda Mühendisi ve Akademisyen Bülent Şık, tespit edilen virüslerin ciddi bir çevresel soruna işaret ettiğini vurguladı.
"Bayraklı, Bostanlı ve İnciraltı istasyonlarında Hepatit A virüsü ve buna ek olarak da Degaj, İnciraltı, Mersin ve Mordoğan'da ise Norovirüs tespit edilmiştir. İzmir Körfezi'nin farklı noktalarında tespit edilen Hepatit A (HAV) ve Norovirüs, halk sağlığı açısından kum midyelerinde bulunan parazitlerden çok daha akut ve bulaşıcı bir risk teşkil eder. Bu virüslerin varlığı, körfez suyuna doğrudan veya dolaylı olarak insan kaynaklı kanalizasyon atığının karıştığının en net göstergesidir."
Şık, özellikle Norovirüsün son derece bulaşıcı olduğuna dikkat çekti:
"Hepatit A (HAV); karaciğer iltihabı, sarılık, aşırı halsizlik, koyu renkli idrar gibi belirtilere yol açar. Karaciğerde kalıcı hasar bırakmasa da iyileşme süreci aylar sürebilir. Norovirüs ise çok yüksek derecede bulaşıcıdır; şiddetli kusma, ishal ve mide kramplarına neden olur. Sadece 10-100 adet virüs taneciği bile bir insanı hasta etmeye yeterlidir. Çok hızlı yayılır."
Bulaş yolları ve hayati uyarılar
Virüslerin yalnızca midye tüketimiyle sınırlı kalmadığını belirten Şık, riskli durumları şöyle sıraladı: virüslü suyu filtreleyen midyelerin yenmesi, kirli suyla yıkanan sebzelerin tüketilmesi, hasta kişilerle temas, kontamine yüzeylere dokunulması ve kirli deniz suyunun yutulması.
Alınması gereken önlemlere ilişkin uyarıları ise net oldu:
"İzmir Körfezi'ndeki bazı istasyonlarda tespit edilen virüs riskine karşı, özellikle kaynağı belirsiz olan veya kirli bölgelerden toplanan midye gibi kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmemesi gerekiyor. Tüketilecek ürünlerin virüsleri öldürmek için en az 85-90°C iç sıcaklığa ulaşana kadar iyice pişirilmesi şart. Norovirüs gibi dezenfektanlara dirençli patojenlere karşı alkol bazlı temizleyiciler yerine ellerin en az 20 saniye boyunca bol sabun ve suyla yıkanması en etkili önlemlerden biri. Hepatit A riskine karşı ise aşı olmanın ihmal edilmemesi ve kirlilik saptanan kıyı bölgelerinde deniz suyuyla temastan kaçınılması gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından hayati önem taşıyor. Tabi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kontrol ve denetimi de şart."




