İzmir Körfezi bu sene yıllardır alıştığımız o keskin kokuyu yaymıyor ve bu durum kent sakinlerini gerçekten sevindiriyor. Sahillerde yürüyüş yapanlar artık burnunu tutmadan nefes alabiliyor, akşam meltemi keyifle hissediliyor. Geçmiş yazlarda Bayraklı’dan Karşıyaka’ya kadar yayılan o ağır koku, bu sezon büyük ölçüde bastırılmış durumda.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin arıtma tesislerindeki kapasite artırımı ve dip tarama çalışmaları meyvesini vermeye başladı. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin yeni fazı devreye girince körfeze giden kirlilik yükü belirgin şekilde azaldı. Deniz marulu toplama araçlarının sayısı artınca yüzeyi kaplayan yosunlar daha hızlı temizleniyor. Vatandaşlar sahilde oturup çay içerken artık “kokudan geçilmiyor” demiyor, gülümsüyor. Balıkçı tekneleri limanda beklerken, eskisi gibi yoğun balık ölümleri haberleri gelmiyor. Çocuklar iskelelerde oyun oynarken ebeveynler endişelenmeden onları izleyebiliyor. Turistler de körfez manzarasını rahatça seyrediyor, fotoğraf çekiyor. Bu değişim bir günde olmadı; yıllardır biriken organik yükün azaltılması için sistemli çaba harcandı. Dere ağızlarındaki temizlik ve yağmur suyu ayrıştırma hatları, kirli suyun denize karışmasını engelledi. Uzmanlar hâlâ kalıcı çözüm için havza bazlı yönetim gerektiğini söylese de bu yazın farkı inkâr edilemez. İzmirliler uzun zamandır özledikleri deniz kokusunu, yani gerçek deniz esintisini yeniden hissediyor. Körfezin rengi daha berrak görünüyor, güneş batarken manzara eskisi gibi göz yormuyor. Semt sakinleri “bu sene gerçekten rahatız” diyerek teşekkür ediyor. Elbette temizlik çalışmalarının sürekliliği şart, çünkü sorun kökünden çözülmüş değil. Yine de 2026 yazı, İzmir Körfezi’nin nefes almaya başladığını gösteren önemli bir dönüm noktası oldu. Bu gelişme, kentin yaşam kalitesini yükselten somut bir başarı olarak tarihe geçebilir. Umarız önümüzdeki yıllarda da aynı temiz hava ve temiz denizle buluşmaya devam ederiz.