Çekya’dan İzmir’e diplomatik ziyaret: Tugay, kentin ekonomik ve tarihi gücünü anlattı
Çekya’dan İzmir’e diplomatik ziyaret: Tugay, kentin ekonomik ve tarihi gücünü anlattı
İçeriği Görüntüle

Küresel ısınmayla birlikte deniz seviyelerindeki yükseliş, kıyı kentleri için uzun vadeli riskleri gündeme getiriyor. Swiftest şirketinin kurucu ortağı Matthew H. Nash tarafından hazırlanan bir çalışmada, deniz seviyesindeki yükselme ve kıyı taşkınları açısından önümüzdeki yüzyılda risk taşıdığı belirtilen kentler sıralandı.

Çalışmada Tokyo, Mumbai, New York ve Osaka gibi dünyanın önemli metropolleri listenin üst sıralarında yer alırken, Türkiye’den İstanbul ve İzmir de dikkat çeken sıralarda gösterildi.

Buna göre İstanbul 5’inci, İzmir ise 6’ncı sırada yer aldı.

Çalışma neye dayanıyor?

Nash’in çalışması, yükselen deniz seviyeleri ile kıyı taşkınlarının kentler üzerindeki olası etkilerine odaklanıyor. Çalışmada Climate Central, Climate.gov ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) gibi kaynaklardan elde edilen veriler ile kıyı risk haritalarından yararlanıldığı belirtiliyor.

Çalışmanın amacı, kıyı kentlerinin gelecekte karşılaşabileceği risklere dikkat çekmek olarak açıklanırken, şehirlerin ne zaman tamamen su altında kalacağına ilişkin kesin bir tarih öngörülmediği de vurgulanıyor.

Bu nedenle listedeki sıralama, İzmir'in 100 yıl sonra tamamen sular altında kalacağı anlamına gelmiyor; kentin deniz seviyesi yükselmesi ve kıyı taşkınları karşısındaki potansiyel kırılganlığına ilişkin bir risk değerlendirmesi olarak ele alınıyor.

İzmir neden dikkat çekiyor?

Kıyı şeridi boyunca yoğun yerleşim alanlarına sahip olan İzmir, deniz seviyesindeki değişimler ve kıyı taşkınları açısından iklim çalışmalarında ele alınan kentler arasında bulunuyor.

Kıyı bölgelerinde deniz seviyesinin yükselmesine ek olarak, arazinin yer değiştirmesi veya çökmesi gibi faktörlerin de taşkın riskini artırabileceği bilimsel çalışmalarda belirtiliyor. Nature'da yayımlanan bir araştırma da kıyı kentlerinde deniz seviyesi yükselmesiyle birlikte kara hareketlerinin dikkate alınmasının önemine işaret ediyor.

Listenin ilk sırasında Tokyo var

Çalışmada risk sıralamasının ilk basamaklarında Asya ve Kuzey Amerika'daki önemli kıyı kentleri bulunuyor.

Listeye göre ilk sıralardaki kentler şöyle:

1. Tokyo – Japonya
2. Mumbai – Hindistan
3. New York City – ABD
4. Osaka – Japonya
5. İstanbul – Türkiye
6. İzmir – Türkiye
7. Kolkata – Hindistan
8. Bangkok – Tayland
9. Jakarta – Endonezya
10. Londra – İngiltere

Listenin devamında Dakka, Ho Chi Minh Kenti, San Francisco, Miami, İskenderiye, Sydney, Boston, Lizbon, Dubai, Vancouver, Abu Dabi, Kopenhag, New Orleans, Dublin, Honolulu, Amsterdam, Cancun, Venedik, Charleston, Macau, Male, Long Beach, Savannah, Nassau, Punta Cana, Key West ve Cockburn Town gibi kıyı kentleri bulunuyor.

“Sular altında kalacak” ifadesine dikkat

İklim değişikliği ve deniz seviyesindeki yükselme, kıyı kentleri açısından gerçek ve uzun vadeli bir risk olarak bilimsel literatürde geniş biçimde inceleniyor. Ancak bu tür listelerde kullanılan “100 yıl içinde yok olacak” veya “sular altında kalacak” ifadeleri, kentlerin tamamının belirli bir tarihte deniz altında kalacağı şeklinde yorumlanmamalı.

Nitekim Nash'in çalışmasında da şehirlerin tam olarak ne zaman su altında kalacağını kesin biçimde öngörmenin mümkün olmadığı, buna karşılık yükselen deniz seviyeleri nedeniyle hangi büyük kentlerin daha fazla risk altında olabileceğinin haritalandırılabileceği ifade ediliyor.

İzmir'in de yer aldığı liste, bu açıdan kentin uzun vadeli iklim risklerine ve kıyı alanlarında uyum çalışmalarının önemine dikkat çeken bir değerlendirme olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi