İzmir Barosu yönetimi hakkında, 19 Mart protestolarının ardından Kırıklar ve Menemen cezaevlerinde yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerine ilişkin hazırlanan rapor nedeniyle soruşturma açıldığı bildirildi.
Soruşturma kararının ardından İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamada, baroların hukuki ve mesleki sorumlulukları kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin soruşturma konusu yapılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
"118 yıldır baskılara boyun eğmedik"
Baro yönetimi adına yapılan açıklamada, İzmir Barosu'nun kuruluşundan bu yana hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmayı temel görev olarak gördüğü belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"İzmir Barosu 118 yıllık tarihi boyunca hiçbir baskıya boyun eğmeden her zaman hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini savunmuştur."
Açıklamada, baroların yaptığı çalışmaların ve kamuoyuyla paylaştığı değerlendirmelerin, Avukatlık Kanunu'nun baro yönetimlerine yüklediği görev ve sorumlulukların bir parçası olduğu ifade edildi.
"Baroların görevleri tartışmaya açılıyor"
İzmir Barosu, soruşturmanın yalnızca yönetim kurulunu değil, savunma mesleğinin kamusal niteliğini ve hukuk devletinin temel ilkelerini de hedef aldığını savundu.
Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
"Baroların mesleki ve yasal sorumlulukları kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin soruşturma konusu yapılması, savunma mesleğinin kamusal niteliğini ve hukuk devletinin temel ilkelerini tartışmaya açmaya çalışmaktır."
"Hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz"
Baro yönetimi, soruşturmaya rağmen insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerleri savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Açıklama, şu ifadelerle sona erdi:
"Ancak bilinmelidir ki İzmir Barosu, dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve demokratik değerleri savunmaktan geri durmayacaktır. Savunma susmadı, susmayacak."
Soruşturmanın kapsamına ve sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin resmi makamlar tarafından henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.





