ABD’nin İran’a yönelik saldırısı ve bölgede artan jeopolitik riskler, küresel finans sisteminde doların geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki hamleleri ve enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerine yönelmesi, “petroyuan” senaryosunu yeniden gündeme taşıdı. Ancak küresel petrol ticaretinin yapısı ve doların finansal sistemdeki köklü konumu, bu dönüşümün sanıldığı kadar hızlı olmayabileceğine işaret ediyor. Ekonomistler, yaşanan gelişmeleri “tek kutuplu para sisteminden çok merkezli yapıya geçişin işaretleri” olarak değerlendiriyor.

Doların küresel hakimiyeti güçlü kalmaya devam ediyor

Küresel petrol ticaretinin büyük bölümü hâlâ ABD doları üzerinden gerçekleştiriliyor ve bu oran uzun yıllardır yüzde 80’in üzerinde seyrediyor. Aynı şekilde merkez bankalarının rezervlerinde de dolar yaklaşık yüzde 60’lık payla birinci sırada yer alıyor. Euro ikinci sırada bulunurken, yuanın küresel rezervlerdeki payı oldukça sınırlı kalıyor. Uzmanlara göre bu tablo, doların yalnızca bir para birimi değil, aynı zamanda küresel finans sisteminin temel omurgası olduğunu gösteriyor.

Enerji ticareti doların merkezinde yer alıyor

Petrolün dolar üzerinden fiyatlanması, 1970’li yıllardan bu yana küresel sistemin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu yapı, özellikle ABD ile Suudi Arabistan arasında kurulan enerji ve finans dengesiyle güçlendi. O dönemde petrol gelirlerinin dolar üzerinden döngüye girmesi, “petrodolar sistemi” olarak tanımlanan yapıyı ortaya çıkardı. Bugün hâlâ küresel petrol piyasasında fiyatlama ve işlemlerin büyük bölümü bu sistem üzerinden yürütülüyor.

Yuanın yükselişi sınırlı kalıyor

Çin, son yıllarda enerji ticaretinde yuan kullanımını artırmak için çeşitli adımlar atsa da bu girişimler henüz küresel ölçekte bir dönüşüm yaratmış değil. İran ve Rusya gibi bazı ülkeler belirli ticari anlaşmalarda dolar dışı para birimlerini tercih etse de bu işlemler toplam hacim içinde oldukça sınırlı kalıyor. Uzmanlara göre yuanın yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel, Çin finans piyasalarının yeterince serbest olmaması ve sermaye hareketlerinin kısıtlı yapısı. Bu nedenle “petroyuan”ın kısa vadede petrodoların yerini alması düşük ihtimal olarak görülüyor.

Gıda güvenliğinde kritik eşik: Uzmanlardan ‘kriz’ uyarısı geldi
Gıda güvenliğinde kritik eşik: Uzmanlardan ‘kriz’ uyarısı geldi
İçeriği Görüntüle

İran gerilimi finansal akışları etkiliyor

İran merkezli gerilimler, küresel yatırımcıların güvenli liman arayışını yeniden artırmış durumda. Kriz dönemlerinde yatırımcıların genellikle dolar varlıklarına yönelmesi, doların değerini destekleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Son gelişmelerde de benzer bir eğilim gözlemlendiği ve dolar talebinde artış yaşandığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu durumun doların kriz zamanlarında hâlâ en güçlü rezerv araç olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.

Alternatif para arayışları yapısal sınırlarla karşılaşıyor

Rusya, Çin, İran ve bazı diğer ülkeler uzun süredir dolar bağımlılığını azaltmaya yönelik adımlar atıyor. Ancak küresel finans sisteminin derinliği ve doların likidite avantajı bu süreci yavaşlatıyor. Özellikle uluslararası tahvil piyasaları, enerji ticareti ve emtia fiyatlamasında doların güçlü konumu devam ediyor. Ekonomistlere göre alternatif para birimlerinin etkili olabilmesi için yalnızca siyasi irade değil, güçlü ve güvenilir finansal altyapı da gerekiyor.

Uzmanlara göre sistem kademeli değişebilir

Ekonomi uzmanları, mevcut yapının kısa sürede tamamen değişmesinin mümkün olmadığını ancak uzun vadede çok merkezli bir para sistemine geçişin ihtimal dahilinde olduğunu belirtiyor. Çin, Hindistan ve Körfez ülkelerinin artan ekonomik gücü bu dönüşümü destekleyen faktörler arasında gösteriliyor. Buna rağmen doların küresel finans sistemindeki ağırlığı, kısa vadede ciddi bir rakip çıkmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle “petroyuan” senaryosu şimdilik daha çok siyasi bir tartışma başlığı olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: BBC