İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada dört gündür sürdürdüğü savunmasını tamamladı. Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen davanın 101’inci gününde mahkemeye hitap eden İmamoğlu, hakkındaki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerken, soruşturma ve yargılama sürecinin siyasi saiklerle yürütüldüğünü iddia etti. İmamoğlu, savunmasının sonunda Hazreti Ali’ye atfedilen bir söze yer vererek, “Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır” ifadelerini kullandı.
“Bu bir siyasi davadır”
Savunması boyunca yargı sürecini eleştiren İmamoğlu, son iki yılda muhalefete, gazetecilere, sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara ve iş insanlarına yönelik operasyonların siyasi olduğunu öne sürdü. İBB davasındaki suçlamaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savunan İmamoğlu, farklı siyasi görüşlerden ve toplumsal kesimlerden yurttaşlara seslendi. İmamoğlu, “Bugün bu iftiraname; her kelimesiyle, her harfiyle siyasidir. Ve bunu aziz milletimize ve benim canım yurttaşlarıma, doğusuna, batısına, güneyine, kuzeyine, AK Partilisine, MHP’lisine, DEM’lisine, İYİ Partilisine, YENİ Partilisine, bütün partilere, bütün siyasi görüşe sahip insanlarına, Alevi’sine, Sünni’sine, Kürt’üne, Türk’üne, Laz’ına, Çerkes’ine ilan ediyorum: Bu bir siyasi davadır” dedi.
Esenyurt Belediyesi operasyonlarını hatırlattı
İmamoğlu, 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelere yönelik operasyonların Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik süreçle başladığını belirterek, Özer’in görevden uzaklaştırılması ve yerine kayyum atanmasını eleştirdi. Kayyum atamasının önceden planlandığını öne süren İmamoğlu, Özer’in tahliye edilmesine rağmen görevine iade edilmemesine de tepki gösterdi. İmamoğlu, “Çıkıp niye bir tanesi Ahmet Özer’den özür dilemiyor? Niye Ahmet Özer görevine iade edilmiyor?” ifadelerini kullandı. Esenyurt Belediyesi’ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarına yönelik soruşturmaları da değerlendiren İmamoğlu, bu süreçlerin siyasi olduğunu savundu.
Erdoğan’a seslendi: “Kendini de koru”
Savunmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenen İmamoğlu, yargı sürecini “pusu düzeni” olarak nitelendirdi ve Cumhurbaşkanı’nı bu düzene karşı uyardığını söyledi. İmamoğlu, Türkiye’nin mevcut koşullarını ülkenin değişmez kaderi olarak görmediğini belirterek yoksulluk, adaletsizlik, korku ve kutuplaşmanın kader olmadığını dile getirdi. İstiklal Marşı’nın “Korkma” sözüne de atıfta bulunan İmamoğlu, “Sen kimsin de senden korkacağım ya” ifadesini kullandı. Temiz devlet yönetimi, bürokrasi, yargı ve siyaset vurgusu yapan İmamoğlu, Türkiye hayalinde hiçbir vatandaşın geride bırakılmayacağını söyledi.
“560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar”
Hakkındaki mali suçlamaları da reddeden İmamoğlu, dosyada yer alan zarar hesaplamalarını eleştirdi. İlk aşamada 560 milyar lira olarak dile getirildiğini söylediği rakamın daha sonra 160 milyar liraya indirildiğini savunan İmamoğlu, hesaplamaların yöntemine itiraz etti. İmamoğlu, “560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler” dedi. Hesaplamaların bir bölümünün Maden Kanunu incelenmeden yapıldığını, diğer bölümünde ise borç ödeme, kâr etme veya ihaleyi iptal ederek işi daha düşük maliyetle yaptırma gibi işlemlerin zarar olarak gösterildiğini ileri sürdü. Örgüt üyeliği ve casusluk suçlamalarını da reddeden İmamoğlu, delillerin yetersiz olduğunu savundu. Dosyada yer alan bir fotoğrafın beş dakikalık nezaket ziyaretine ait olduğunu belirten İmamoğlu, aynı kişinin devletin üst düzey yetkilileriyle de fotoğraflarının bulunduğunu söyledi. Rüşvet iddialarına ilişkin de konuşan İmamoğlu, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek dosyada noter kayıtları, tapular, dekontlar, Sayıştay raporları ve kurum içi denetimler bulunduğunu ifade etti. İmamoğlu, soruşturmada verilen ifadelerin ise tahliye beklentisi ve baskı altında alınmış olabileceğini öne sürdü.
“Bu kabusun bittiği günler yakındır”
Savunmasının son bölümünde Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar veren İmamoğlu, mevcut siyasi düzenin kalıcı olmayacağını savundu. İmamoğlu, “Türkiye bu tuhaf, bu absürt, kendisine bu kadar yabancı dönemi mutlak geride bırakacak. Bu kabusun bittiği günler yakındır” dedi. Cumhurbaşkanı adayı olan İmamoğlu, seçilmesi halinde kendisine oy vermeyen yurttaşların da devlete güven duyabileceği bir yönetim anlayışı oluşturacağını söyledi. İstanbul’u bu anlayışla yönettiklerini belirten İmamoğlu, devlet kurumlarının bütün vatandaşlara ait olması gerektiğini vurguladı. Savunmasını millet iradesine vurgu yaparak tamamlayan İmamoğlu, “Bu ülkenin son sözünü hiçbir iktidar söylemedi, söyleyemeyecek. Son sözü her zaman daima millet söyledi, yine millet söyleyecek” ifadelerini kullandı ve sözlerini “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek bitirdi. İmamoğlu’nun savunmasını tamamlamasının ardından avukatlarının söz alması beklenirken, dava kapsamında tutukluluk durumlarının da değerlendirilmesi öngörülüyor. İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 436 sanık yargılanıyor; bunların 53’ünün tutuklu olduğu belirtiliyor.



