Türkiye doğal gazı hangi ülkelerden alıyor?
Türkiye doğal gazı hangi ülkelerden alıyor?
İçeriği Görüntüle

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırısının ardından İran, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapattı. Bu gelişme, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açtı. Boğazdan geçen gemi sayısı hızla düşerken, enerji fiyatları yükselişe geçti.

Hürmüz Boğazı küresel enerji için neden hayati?

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan ve dünyanın en yoğun enerji taşımacılığı yapılan su yollarından biri olarak öne çıkıyor. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü bu güzergahtan geçiyor. Bu miktar, küresel petrol ticaretinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ayrıca sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık yüzde 20’si, büyük ölçüde Katar’dan olmak üzere bu hat üzerinden taşınıyor. Bu nedenle boğazdaki herhangi bir aksama, yalnızca bölgeyi değil tüm dünyayı etkiliyor.

Boğazın kapanması enerji piyasalarını sarstı

İran’ın tankerler ve ticari gemilere yönelik tehditleri, boğazdan geçen gemi sayısında büyük düşüşe yol açtı. Normalde ayda yaklaşık 3 bin geminin geçtiği boğazda trafik büyük ölçüde azaldı. Drone, füze ve mayın tehdidi nedeniyle gemiler geçiş yapmakta zorlanıyor. Bu durum petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine yükselmesine neden olurken, küresel piyasalarda belirsizlik arttı.

Asya ve Avrupa başta olmak üzere küresel etkiler büyüyor

Boğazın kapanması özellikle enerjiye bağımlı Asya ülkelerini doğrudan etkiledi. Çin’in İran petrolünün büyük bölümünü satın alması nedeniyle fiyat artışları üretim maliyetlerine yansıdı. Bu durum küresel tüketici fiyatlarını da etkileyebilecek bir zincirleme etki yarattı. Avrupa’da bazı ülkeler yakıt kısıtlamaları gündeme alırken, Asya’da çalışma saatleri ve günlük yaşam enerji krizine göre düzenlenmeye başladı.

İran boğazı nasıl kontrol ediyor?

Hürmüz Boğazı’nın en dar noktası İran ve Umman kara suları içinde yer alıyor. Bu durum İran’a stratejik bir avantaj sağlıyor. Uzmanlara göre İran, hızlı hücum botları, denizaltılar ve mayınlar aracılığıyla geçişleri kısıtlayabiliyor. Ayrıca gemisavar füzelerle bölgedeki risk seviyesi artırılıyor. Bu askeri kapasite, boğazın fiilen kontrol altında tutulmasına imkan tanıyor.

Alternatif güzergahlar yetersiz kalıyor

Körfez ülkeleri, boğazın kapanma riskine karşı alternatif boru hatları geliştirmiş olsa da bu hatlar yeterli kapasiteye sahip değil. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri belirli miktarda petrolü farklı güzergâhlardan taşıyabiliyor. Ancak bu alternatifler, günlük milyonlarca varillik kaybı telafi etmekte yetersiz kalıyor. Bu da küresel enerji arzı üzerinde baskıyı artırıyor.

Kaynak: BBC